08 04 2008

merak lı olmak

Başarıyı nası alırdınız? Herkes neyle karşı karşıya ise onda başarılı olmak arzusu duyar. Çalışan işinde, patron hesabında, bilim adamı bilimde, anne annelikte, öğrenci sınavlarda... elhasıl başarılı olmak herkesin arzusudur ve herkes bunun için gerekeni yaptığını düşünür. Oysa çoğu zaman başarının kendine has süreçlerini bilmeden sadece olan biteni, hep yapılageleni tekrarlayıp duruyoruzdur. Hatta çoğu zaman neyi istediğimizin ve onu niye istediğimizin gerçek anlamıyla farkında bile değilizdir. Başarıya ulaşmak için bırakın yapılageleni, herkesin yaptığını yapmayı, işin ehli aynı zamanda da başarılı olmuşların yaptıklarını yapmak bile bizi isteğimize ulaştırmayacaktır. Çünkü herkes biriciktir ve HERKESİN BAŞARISI KENDİNEDİR. Başarının kendine has bir süreci vardır ve kişiye özeldir. İşte siz de özel kişiler olarak kendinize has başarı sürecini belirlemeli/kestirmeli ve kendi seyir defterinizi kendiniz tutmalısınız. Biz burada, başarıya ulaştıracak süreçte bize yol gösterecek esaslar üzerinde duracağız sadece. Yüzümüz öncelikle gençlere/öğrencilere dönük olsa da bu esaslar hepimizin her durumda yararlanacağı şeyler/uğrayacağı benzer duraklardır diye düşünüyoruz. Hatta bilgi erişim süreciyle ilgili olanları, başarı seyr ü seferinin ilk adımları olarak görebilirsiniz. Çünkü her durum başarı için bilgiyi şart koşar. Başarının seyir defteri: Tembel Başarı'dan sakının. Bir zamanlar (ya da şimdiye değin) bir konuda size ya da başkalarına başarı getiren şeylerin yine başarı getireceğini, bugün onları aynıyla kullanıp başarıya ulaşabileceğinizi sanmaktan uzak durun. Çünkü her zamanın, durumun, meselenin, kişinin kendine özel şartları vardır. Onları bulmak için acele edin. Farklılığınız başarınızdır. Farklılığınızı ve uğraşınızın farklılığını belirleyip belirginleştirebildiğiniz an başarı size komşu olacaktır. Unutmayın her şey sizde başlar ve sizde biter. Ölçü sizsiniz. Yeteneklerimiz (Allah vergisi doğal özelliklerimiz) olmasa[yd... Devamı

08 04 2008

dahilerin özellikleri

Dahi Nasıl Yetişir?ddddddddddddkkkkkkkkk.... DEHA ya da bu yeteneğe sahip olma anlamına gelen dahilik, her zaman ilgi çekici bir konu olmuştur. Son yıllarda kişisel gelişim düşünce ve pratiklerinin artışıyla söz konusu ilgi, çok daha yüksek boyutlara ulaştı. Kişisel gelişim ve özelde NLP’nin başarılı insanların hayatlarını model alma veya modelleme teorisini benimsemesi, ister istemez, dahilerin de modellenmesini gündeme getirdi. Buna göre, eğer dahilerin davranış ve düşünce kalıplarını deşifre edilebilir ve bunları taklit edilebilirseniz, siz de bir dahi olabilirsiniz. Bu bakış açısının faydalı ya da faydasız olduğu ayrı bir konu ama, kendi içinde çelişik durduğu rahatlıkla söylenebilir. Zira dahilik ya da deha, ‘normal’ algısından hareketle, daha doğrusu ‘normal’e göre tanımlanmış bir kavramdır; ve ama dahilik normal üstü bir düzeye işaret eder. Yani, çok az sayıda insanda bulunuyor olması gerekir. O zaman dahiler nasıl taklit edilebilir? Belki buradaki çelişkiyi uzlaştıracak bir yaklaşım, her insanda kendine has da olsa bir dahilik çekirdeğinin bulunduğunu kabul etmekten geçiyor. Böyle bakıldığında bir model olarak dahilerin incelenmesi ve çözümlenmeye çalışılması, makul hatta son derece faydalı bir çaba olarak gözükmektedir. Bununla birlikte, dahiliğin ne olduğu tarihin hiçbir döneminde tam olarak vüzuha kavuşmamıştır. Dahası, her dönemin hâkim anlayışı dehanın tanımlanışı üzerinde daima etkide bulunmuştur. Meselâ, 1970’lere kadar dahilik salt zihinsel bir üstünlük olarak kabul edildiği için, beyin ve beynin yapısı üzerinde çokça durulmuş; ama kararlılık, ısrarcılık, motivasyon gibi duyguları, irade gücünü ve genel olarak kişilik özelliklerini ilgilendiren boyutlar büyük oranda göz ardı edilmiştir. Bu eksikliktir ki, bir dahi olduğu kabul edilen Albert Einstein’ın beyninin incelenmesi sırasında araştırmacılara büyük bir heyecanla belli bir olağanüstülükle karşılaşmayı ümit ettirmiştir. Ama bilindiği üzere, Einstein&... Devamı

08 04 2008

başarmak için çalışmak

Başarmak İçin…   Başarılı insanlar genellikle olumlu düşüncelere sahiptir. Zorluklarla uğraşmayı sever onları aşmayı bilirler. Zaten bu şekilde başarı için yolun yarısını geçmiş olurlar. Olumsuz düşünen insanlar ise negatif düşüncelere takılıp kalırlar. Kendine güvenleri eksiktir. Karşılaştıkları engelleri nasıl aşacaklarını bilemezler. Karamsardırlar,  bu nedenle başarısız olur ve çoğu zaman hayata küserler.Başarıya giden yolda engellerden yılmamalıyız. Asla ve asla karamsarlığa düşmemeliyiz. Kendimize güvenmeli ve inanmalıyız. İşte tüm bunlar bize başarıyı tattıracaktır.   Kişinin kendine güvenmesinin çok önemli olduğunu biliyoruz.  Fakat her şeyde olduğu gibi güvende de aşırıya gidenler, zarar görebilirler.   “Ben bunu biliyorum, okumasam da olur” “Bu benim için çok basit” diyen bir kişi öğrenmeyi sınırlar. Oysa öğrenme sınır tanımaz.   “Akıllı insan aklını iyi kullanandır, daha akıllı insan ise başkalarının aklını da kullanandır” Herhangi bir konuda ile ilgili başkalarının bilgilerine de başvurulursa başarıya daha hızlı ulaşılır.   Ateş ormanı da yakar, yemeği de pişirir. Ama ormanı yakıyor diye gereksiz görülemez. Ateşi nasıl kullanacağımızı bilmek gerekir.   Sorunlardan korkmadan üstüne giderseniz, sorunları ortadan kaldırabilirsiniz.Unutmayın ki sorunun üstüne gittikçe sorun küçülecektir. Başarının önündeki engelleri kaldırmak bizim elimizdedir.   Çalışmanın sonucunu hemen beklemek doğru değildir.   Başarının ilk şartı sabırdır. Başarılı insanlar her zaman çok çalışanlar ve sabredenlerdir. Her şeyin bir zamanı vardır. O zamana kadar sabretmek gerekir. Sadece daha fazla,daha düzenli çalışarak bu süreyi kısaltabiliriz.   Araştırmalara göre müzisyenlerin büyük bir kısmı okul yıllarında müzik derslerinde başarılı olamamışlardır. Eğer ümitsizliğe kapılıp çalışmayı bıraksalardı bugün müzisyen olamazlardı. Bir çok yazar kitaplarını yayınevlerin... Devamı

08 04 2008

çocuk terbiyesinde dikkat edilmesi gereken hususlar

Çocuk terbiyesinin önemi Genç bir yazarın bizzat uyguladığı çocuk terbiyesi ile ilgili hususların özeti şöyledir:* Çocuğa dert ve sıkıntılar söylenmemeli, neşe ve sevincimizi anlatabiliriz.* Çocuğu aileden birisi azarlarsa, diğeri ona arka çıkmamalı.* Onun yanında hep güler yüzlü olmaya çalışmalı. Üzüntülü isek çocuk hemen etkilenir.* Onu başkalarının yanında azarlamamalı. * Kusurlarını kabul etmesi öğretilmeli. Kusurlarını bilip yapmamaya çalışması hayatta başarılı olmasına sebep olur.* Çocuğu yalancılıkla suçlamamalı.* Kardeşler arasında ayırım yapmamalı.* Kibrin kötülüğü anlatılıp kibirlenmesi önlenmeli.* Çocuğun yanlışları olur. Hemen cezalandırmamalı. Yanlışı izah edilmeli, zararı anlatılmalı. * ''Sen adam olmazsın'', ''Senden köy kasaba olmaz' gibi suçlamalardan kaçmalı. Bunlar, çocuğun kendine güvenini azaltır, kişilik sahibi olmasını engeller.* Çocuk büyükleri taklit eder. Bunun için onlara iyi örnek olmalı.* Çocuğun sevilmeye, oynamaya sohbete ihtiyacı vardır. Çocuk kendisine soğuk, sert, kaba ve kırıcı davranan büyüklerinin kendisini sevmediğini zannedip bunalıma girer. Bu sebeple onlara şefkatli, güler yüzlü davranmalı.* Çocuğa nasihat vermek yerine bizzat uygulamalı iş yaptırmak daha uygun olur. Mesela yemekten önce ellerini yıka diye yüz defa demektense, birkaç defa, hadi ellerimizi yıkayalım diyerek birlikte yapmaya çalışmak daha etkili olur.* Ona verilen işi takip etmeli, yapıp yapmadığını kontrol etmeli ki, takip edildiğini bilsin.* Çocuğun yapmayacağı bilinen şeyleri söylememeli. Yapacağı şeyleri de artık yapmaz.* Evliya menkıbelerinin, çocuğun zekasının gelişmesinde ve onlardan alacağı derste rolü büyüktür. Bunlar hassas şekilde seçilip anlatmalı. * Yerine getiremeyeceğimiz sözü vermemeliyiz. Bunlar söz verir yapmaz dedirtmemeli.* (Kişinin dini arkadaşının dini gibi olur) hadis-i şerifi esas alınmalı, iyi arkadaş edinmesi sağlanmalı.* (Çocuktan al haberi) sözünü unutmamalı, sırlarımızı çocuğa duyurmamalı.* Çocuğa karşı n... Devamı

08 04 2008

A dan Z ye yediklerimizin faydaları

A dan Z ye yediklerimizin sağlığa yararları...Yedikleriniz nelere iyi geliyor? Adaçayı: Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa zindelik verir. Ahududu: Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir. Romatizma, mafsal kireçlenmesi, nikris, boğaz, bademcik ve göz iltihaplarında kullanılır. Ateşi düşürür. Üre ve şeker hastalarına da faydalıdır. Anason: Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı artırır. Kusmaları ve ishali keser. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Ancak, aybaşı kanamaları ve hamilelik döneminde kullanılmaz. Anne sütünü artırır. Sinirleri yatıştırır. Migren ağrılarını keser. Beyin yorgunluğunu giderir. Uyku verir. Kalbi kuvvetlendirir. Kan dolaşımının düzenli olmasını sağlar. Astım, nefes darlığı ve bronşitte görülen şikâyetleri giderir. Öksürüğü keser. Yaşlılarda meme sarkmasını önler. Fazla miktarda kullanıldığı zaman uyuşukluk verir. Antep fıstığı: Bedeni ve zihni gücü arttırır. Böbrek ve safra kesesi ağrılarını hafifletir. Göğsü yumuşatır, öksürük söktürür. Armut: Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. Böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eder. Yüksek tansiyonu düşürür. Kanı temizler bütün salgı bezlerinin normal çalışmasını sağlar. Kansızlığı giderir, kabızlığı önler. Sinirleri yatıştırır. Zihni yorgunluğu giderir. Susuzluğu keser. Tükürük ifrazatını artırır. Hamilelerin kusmalarını azaltır. Hazımsızlığı giderir. Mafsal kireçlenmesi, nikris ve romatizmada faydalıdır. Arpa: İdrar söktürür. Mesane ve idrar yollarındaki iltihapları temizler. Böbrek ve kum taşlarının dökülmesine yardım eder. Prostat büyümesini önler. Asabi kusmaları durdurur. Boğa... Devamı

07 04 2008

protein ve sebzeler meyveler

İncir: Bağırsakları çalıştırır, enerji verir. Cinsel güce yardımcıdır. Elma: Böbeklerin temizlenmesine, sindirim rahatsızlıklarının kontrol edilmesine yardım eder. Kayısı: Kan yapıcıdır. Güzel bir cilt ve saça olumlu etkisi vardır. Kanserin önlenmesinde yardım eden iyi bir karotenoid kaynağıdır. Muz: Kalbe ve kas sistemine yararlıdır. Yorgunluğa ve ishale birebirdir. Vişne: Mineral ve Vitamin deposudur. Koyu renkli vişneler, açık renklilere oranla daha fazla mineral içerir. Greyfurt: Sindirimi uyarır. Diş etlerinin kanamasını azaltır, soğuk algınlığına iyi gelir. Lifleriyle yenirse, kolesterolü düşürür. Portakal: Soğuk algınlığı, grip, incinme, kalp hastalığı ve felçten korunmaya yardım eder. Mandalina: Enfeksiyonlarla savaşmayı kolaylaştırır. Üzüm: Böbreklerin çalışmasını uyarıp kalp atışını düzenler. Karaciğeri temizler. Siyah üzüm kabukları ve çekirdekleriyle yenirse hücre yenileyicidir. Kavun: Endişe ve uykusuzluğa iyi gelir. Bağırsak ve Cilt Kanserine karşı Amerikan Kanser Topluluğu’nca tavsiye edilmiştir. Karpuz: Kabuğundaki çinko iktidarsızlığa iyi gelir. Böbreği temizler. Kiraz: Kolesterolü düşürür, özellikle sapları idrar söktürücüdür. Armut: Kalp - damar sağlığı, alçak kan basıncı ve fiziksel performansa iyi gelen vitaminleri barındırır. Çilek: sigara dumanının etkilerini azaltır. Sigara içilen bir odadayken gün boyunca ağza iki çilek atılması önerilir. Sivribiber: Şişkinliği azaltmada faydalıdır. Saçlara, tırnaklara ve cilde çok iyi gelir. Brokoli: Mide ve yemek borusu kanseri tehlikesini azaltır. Lahana: Yaşlanmayı önleyici mineral olarak kabul edilen selenyum Sağlıklı bir cilt verir, erkeğin cinsel gücünü artırır. Havuç: Enerji verir. Karaciğerin safra salgılamasına ve kolesterolü dengelemesine yardım eder. Salatalık: Kasları gençleştirir. Deri hücrelerine elastikiyet verir. Sarmısak: Tansiyonu düşürür, kan pıhtılaşmasını azaltır. Bazı mide kanserlerini önlediği ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği kanıtlanmıştır. Ispanak: Karaciğeri, lenf bezler... Devamı

04 04 2008

meyveler ve faydaları

Sağlıklı hayatin sırrı, mutfağınızda bulundurmanız gereken ve "10 Doktor" diye nitelenen yiyeceklerde saklı. Kanserden, kalp krizine kadar, bir dizi ölümcül hastalık ile mücadele eden bu "10 Doktor":Balık, havuç, sarmısak, karnabahar, fasulye, soğan, zeytinyağı, elma, portakal soya fasulyesidir.ABD'de yapılan, önleyici tedavi ve sağlıklı hayata ağırlık verilen araştırmalara göre balık, kalp krizine karsı iyi geliyor. Somon,alabalık ve ton balığı türleri, taşıdıkları D vitamini ve Omega-3 yağı ile yüksek tansiyonu düşürüyor.Günde beş adet havuç, kalp krizi riskini üçte iki oranında azaltıyor. Havuç, ayrıca gözler için de yararlı.Sarmisak, soğuk algınlığına karsı savaşıyor. Enfeksiyonlarla mücadele için, günde iki diş sarmisak yenilmesi, büyük fayda sağlıyor. Sarmisak, bakteriyel ve virütik hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı doğal bir antibiyotik görevi yapıyor.Karnabahar, kanseri kısıtlayan karotenoid maddesi taşıyor. Özellikle çiğ olarak yenilmesi tavsiye ediliyor.Fasulye, seker hastalığını önlüyor ve vücuttaki inüsilin üretimini dengede tutuyor. Soğan, kollestrol düzeyini düşürüyor. Böylece, kalp krizi ve kansere karşı önleyici görev üstleniyor.Zeytinyağı yüksek tansiyonu düşürüyor ve vücutta tas oluşmasını önlüyor. Zeytinyağı ayrıca, kötü kolesterol LDL düzeyini azaltıyor, iyi kolesterol HDL'yi ise koruyor ya da artırıyor.Elma kolon kanserini önlüyor. Beyin ve kemiklerin ihtiyaç duyduğu borom maddesini barındırıyor. Elmadaki balic asid ise, boşaltım sistemi için yararlı.Portakal, C vitamini deposu portakal, hamile kalmayı kolaylaştırıyor, virüsler ve alerji ile mücadele ediyor.Soya fasulyesi, kemik hastalıklarına karşı, birebir diye niteleniyor ve vücuttaki kemiklerin gücünü koruyor. Yapılan bir araştırmada, proteini etten sağlayan kadınların, soya fasulyesinden sağlayanlar, günde 50 mg daha fazla kalsiyum kaybettiği ortaya kokuyor.Özetle "Mutfaktaki 10 Doktor"Balık: Kalp krizi, yüksek tansiyon.Havuç: Kalp krizi, göz.Sarımsak: Enfeksiyon önleyici.Karnaba... Devamı

03 04 2008

iyimser ve kararlı olmanın önemi dk...

Bilimsel araştırmalar insan ilişkilerinde pozitif davranış sergileyenler kariyer basamaklarını daha hızlı tırmandığını gösteriyorİyimserlik, kişisel ve iş başarınızın gizli anahtarıdır. İyimserler, heyecanlı bir yaşama ilişkin net bir vizyona sahiptirler; vizyonlarına ulaşmak için hedefleri üzerinde tutarlı bir biçimde çalışırlar ve kendi sorumluluklarını üstlenirler. Buna karşılık kötümserlerin, harika bir yaşama ilişkin net bir vizyonları yoktur ve şikayet etmeye, suçlamaya ve yakınmaya bayılırlar. Nasıl daha iyimser olabilirsiniz?Kendinizi anında mutlu, emin ve iyimser hissetmenize yardımcı olmak için öncelikle basit bir araştırma yapmak gerekiyor.Çok sayıda araştırma şunu kanıtlıyor ki; iyimserler, sağlık, zenginlik ve kariyer başarısı gibi konularda kötümserlerden daha iyi performans gösteriyor.Test uygulanıyorPek çok şirket, adaylar arasında seçim yaparken, birtakım testler uygular. Önce, yüksek başarılılar teste tabi tutulurlar. Yüksek başarılılar, tipik olarak iyimserlik testinden yüksek derece alırken, az başarılılar, iyimserlikte orta ya da düşük derece elde ederler. Bu tekrarlanan bulgu, iyimserlerin kötümserlere göre daha fazla kariyer başarısı sağladıklarını gösteriyor.Parada daha şanslılarİlginç bir araştırmaya göre, kendi çabalarıyla milyoner olanlar, aynı derecede para kazanan ama milyoner statüsüne sahip olmayan kişilere oranla daha az endişe duyarlar. İyimser olmak ile milyoner olmak arasındaki bağlantı nedir? İyimserler, kötümserlere göre, milyoner statüsü kazanma konusunda daha avantajlıdırlar. Ayrıca, tutumlu olmak, akıllı yatırımlar yapmak ve finansal hayalleri gerçeğe dönüştürmek için kararlı bir çalışma sergilerler. Buna karşılık kötümserler, açık ve değecek hedefler belirleme ya da milyoner olmak için tutarlı adımlar atmada daha başarısızdırlar.BU ÖNERİLERİ SİZ DE UYGULAYABİLİRSİNİZ1- Dik duruş ve büyük adımlarİyimser insanlar, dik dururlar, hızlı yürürler ve büyük adım atarlar. Kötümser insanlar, gevşek bir duruşa sahiptirler, yav... Devamı

02 04 2008

lider olmak ve lider dogmak

            Temel Liderlik Özellikleri Öz-Güven: Kendi yeteneklerinin ve değerinin bilincinde olan, başkalarının takdirini beklemeyen, kibirli ve saldırgan olmayan sakin fakat kararlı bir öz-güven başkalarının güvenini de kazanmak için çok etkilidir. Öz-güven aynı zamanda öz-disiplin ve irade anlamıma da gelmektedir. Bunların eksikliği insanları hataya ve başarısızlığa götüreceğinden, kişinin öz-güveninin de oluşumunu engelleyecektir.Tutarlı Kişilik: Kişiyi diğerlerinden ayıran özellik erdemlerinin mükemmelliği değil, bu erdemler ile insanı zaaflarının karışımından oluşan tutarlı kişiliğidir. Gerçek bir liderin mükemmel bir kişiliği olması beklenmemelidir. Beğeni ve saygı toplayan kalitelerinin yanında kendisini izleyenlere bağlayan insanı kusurları da liderliğini etkilemeyecektir. Kendi üstünlüklerinin ve zaaflarının bilincinde olan ve bunları savunma mekanizmaları ile gizlemeye çalışmayan bir lider, sorunların üzerine enerji ve kararlılık ile gidebilmekte, vaktini ve enerjisini kendini savunma mekanizmaları geliştirmeye harcamamaktadır. İzleyenlerin güvenini sağlayan özellik liderlerin üstün yetenekleri değil kendileri ile barışık ve tutarlı olmalarıdır.Samimiyet: Etkin bir lider bu dünyanın insanı olduğu görünümünü verir izleyenlerden üstün olduğu görünümü vermeyen mütevazı bir yaklaşımı vardır. İnsanlara sevgi ve anlayışlı yaklaşır, duygu ve sorunlarını paylaşır. Farklı sosyal yapı ve eğitim düzeyinde olan insanlarla ilişki kurmakta güçlük çekmez. Bu insanlarla ilişki kurarken statü kazandığı veya kaybettiği anlayışına girmez.Canlılık: Bu özellik başkaları ile liderin enerji alışverişini kolaylaştırır. Gerçek liderler etraflarına enerji ve canlılık aşılayan bir kaynak gibidir. Kendisine yaklaşan çivi ve iğneleri de mıktantıslandıran bir mıknatıs gibidirler. Bu özellikleri izleyenlerin davaya bağlılıklarını, aksiliklerden yılmamalarını sağlar. Ayrıca bu canlılık liderin dava dışındaki konularla da yoğun ilgi duymasını ve bu şek... Devamı

02 04 2008

liderlerin özellikleri

Liderlik, İnandığını Söylemektir İster kendi yaşamımızda, ister ailemizde, isterse de koca bir organizasyonda liderlik; duruşla başlar ve duruşla süreklilik kazanır. Duruş; zor günlerde ya da baskı altında inandığı şeyleri söyleme ve savunma cesaretini gösterebilmektir. Ancak... İnandığı şeyleri savunmak demek, inat etmek anlamına gelmez. Sonuçta, bir toplumda yaşıyorsak ya da bir organizasyonda görev yapıyorsak az da olsa çok da olsa hiyerarşik düzene uymak zorundayız. Aksi takdirde anarşi kaçınılmaz olur, kaos çıkar.Hiyerarşi, bazı durumlarda son sözü bir kişinin söylemesine hak tanır. Neden bir kişi son sözü söylemek zorunda kalır diye düşündüğümüzde ise zaman baskısı ya da diğer kişilerin kolay kolay sorumluluk almak istememesi gibi nedenlerle karşılaşırız. Bu nedenlerden dolayı son sözü söyleyenleri bir şekilde haklı bulabiliriz ancak, görüşü olduğu halde susanlara ne demeliyiz?Gelin, bu konuda onlara bazı önerilerde bulunalım. İster bireysel olsun isterse de kurumsal, liderlik her şeyden önce gece yastığa başımızı koyduğumuzda huzurlu uyuyabilmektir. Ancak vicdanımız rahatken huzurlu uyuyabiliriz. Vicdanımız, görevimizi başarıyla yerine getirdiğimiz anlarda bizi rahat bırakır. Hatta rahat bırakmaktan öte bu anlarda bizi coşturur.Görüşümüz olduğu halde sessiz kalmak biz bireyler ve özellikle yönetici olanlarımız için çoğu kez görevini yapmamak anlamına gelir. Çünkü organizasyonlar başta yöneticiler olmak üzere tüm çalışanlarına, karar almak ve üst kararları etkilemek için istihdam ederler ve malum imkanları sunar. Görüşlerini söylemeyip sessiz kalmayı tercih edenler uzun vadede kimseye yaranamaz. Üstleri onları yetersiz olmakla suçlar, astları ya da çalışma arkadaşları ise dirayet göstermemekle...Bireyler iş yaşamında deneyim kazandıkça organizasyonlarının öncelikleri konusunda kendi görüşlerini oluşturur. Bu görüşlerin bazıları doğru olabileceği gibi, bazıları yanlış da olabilir. Esas olan bu görüşlerini doğru yerde doğru bir şekilde ilg... Devamı

30 03 2008

zekayı artıan besinler

Hangi meyve neye iyi gelir? 21 Mart 2007 Çarşamba 00:13 Meyveler sağlıklı bir yaşam için son derece önemlidir. İşte meyvelerin sağlığınıza yararlı olan bilinmeyen yönleri; ahududuKanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir.  ayvaİshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler. Çarpıntıyı dindirir.  bademBedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.  bademAci bademin uçucu yagi, iyi bir koku ve tat giderici (balik yagina ilave edilir) ve hafif bir dezenfektandir. Badem tohumlari, badem surubu hazirlanmasinda kullanilir. Çocuklar için iyi bir müshildir. Kremlerin terkibine girer. Meyve kabugu halk arasinda bogaz agrilarina karsi kullanilmaktadir.  cevizYaprakları ve kabuklarıyla hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir. İshal ve dizanteriyi keser. Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır. Bitki bilimcilere göre bol miktarda A, B1, B2, C, E ve K vitaminleri ile Chinon Juglon adlı aktif madde içeren cevizin hem içi, hem ağacının kabukları hem de yaprakları pek çok sağlık sorununa iyi geliyor. Her sabah kahvaltıda bir miktar ceviz içi yenmesinin zekayı geliştirdiğini belirten uzmanlar, yeşil ceviz meyvelerinin kabukları kaynatılarak içildiğinde erkeklerde cinsel gücü artırdığını belirtti. Vücudu besleyip güçlendiren cevizin yararlarından bazıları şöyle sıralanıyor: â?¢ Nasırlar üzerine konulan ceviz yağı zamanla bunların yok olmasını sağlar. â?¢ Taze dalların kabukları ve meyvelerinin kabukları ile karıştırılıp kaynatılarak elde edilen sıvı mideyi kuvvetlendirir. â?¢ Ceviz yapraklarından yapılan çay iştah açar, mideyi kuvvetlendirir, boğaz hastalıklarına iyi gelir. â?¢ Bir miktar ceviz yaprağı bany... Devamı

22 03 2008

iş hayatında başarılı olmak dk

19 Ocak 2008, 20:29:14* Eğer işiniz başka hiçbirşeye zaman bırakmayacak kadar yoğunsa yanlış giden birşeyler var demektir; sizinle ya da işinizle ilgili. William J. H. Boetcker * Bilmediğiniz şeyin size zarar vermeyeceğini büyük ihtimalle duymuşsunuzdur, ama iş hayatında verir. C. S. Lewis * İş hayatı bütün lise ve üniversitelerden daha zor bir okuldur. Thomas A. Edison * İş hayatındaki sürprizlerin yüzde doksan dokuzu olumsuzdur. Harold S. Geneen * İş hayatını seviyorum çünkü rekabet var; çünkü kelimeler yerine yapılanlar ödüllendirilir. İş hayatını seviyorum çünkü ciddiyet ister ve bügünün işiyle uğraşırken yarını düşünmeme fırsat vermez. İş hayatını seviyorum çünkü düzeltmeye değil yapmaya çalışır; çünkü bencilcedir, iki yüzlülüğe ve duygusallığa yer yoktur. İş hayatını seviyorum çünkü hatayı, uyuşukluğu verimsizliği cezalandırıp; elinden gelen herşeyi ortaya koyanları fazlasıyla ödüllendirir. ...yazı devam eder... Son olarak, iş hayatını seviyorum çünkü hergün taze bir maceradır. Robert Hervey Cabell *İş hayatı inanç talep eder, ciddiyet gerektirir, yürek ister, dürüstçe bencilliktir, hata affetmez ve hayatın ta kendisidir. William Feater * Ticarette iyi olmak sanatın en şaşırtıcı dalıdır. Andy Warhol * İş hayatındaki en büyük yetenek diğerleriyle iyi geçinip onların yaptıklarında etkili olabilmektir. John Hancock * Her büyük insanın içinde idealist bir dokunuş vardır. Wilson * İş hayatı sekse benzer. İyi olduğu zaman çok iyidir; pek iyi olmadığı zaman, yinede iyidir. George Katona * Bazıları özel girişimi vurulması gereken bir yırtıcı olarak görür, diğerleri ise sağılması gereken bir inek olarak.. Ama arabayı çeken güçlü bir at olduğunu görenler çok azdır. Sir Winston Churchill * Ben de diğer insanlar gibiyim. Tek yaptığım talebi karşılamak. Al Capone * İş hayatında paranoya bir psikoz değildir, gerçektir; belki de hayatta kalmanın yoludur. Fred Adler * Ticaret, saygı duyulması gereken bir savaş gibidir. Ana strateji doğruysa yapılacak sayısız taktik ha... Devamı

21 03 2008

bir gün gerçekten kazanmak asla kaybetmemektir..dk..

Değerli Kardeşimiz; Bu söz netice itibari ile doğrudur. Ancak her an için geçerli olmayabilir. Mesela iyi olan bir insanın başına bu dünyada sıkıntılar, kötülükler gelebilir ve gelmektedir. Netice de ise kişi bu sıkıntılara bedel bu dünyada veya ahirette mükafatını alacaktır. Belki kötüler başlangıçta kazanıyor, iyiler de kaybediyor görünebilir. Ancak sonuca bakınca iyilerin kazandığı görülecektir. Bunu Rabbimiz bizlere vadediyor. Hz. İbrahim ile Nemrudun hali bizim için güzel bir örnektir. Nemrud başta kazansa da netice de ebedi kaybedenlerden oldu. Bu dünya hizmet ve meşakkat yeridir, mükâfat ve rahat yeri değildir. İnsanın asıl vazifesi Rabbini tanımak ve emrettiği ölçüler içerisinde yaşamaktır. Bunun da yolu ibadetlerden geçmektedir. İbadet iki kısımdır: 1. Müsbet ibadetler2. Menfi ibadetler İbadetin müsbet kısmı bildiğimiz, namaz oruç gibi ibadetlerdir. Menfi kısmı ise hastalık, musibet ve doğal felaketler karşısında insanın aczini ve zayıflığını hissedip Rabbine sığınması ve sabretmesi neticesinde kazandığı büyük sevaplardır. Diğer yandan belaların en şiddetlilerine Allah’ ın en sevdiği kulları olan - başta Efendimiz (ASM) olmak üzere- peygamberler ve salih kullar maruz kalmıştır. Eğer zannedildiği gibi musibet mutlaka kötü bir şey olsaydı o zaman Allah en sevdiği kullarına bela ve musibetleri vermezdi. Çünkü hadis-i şerif de ifade edildiği gibi : “En ziyade musibet ve zorluklara maruz kalanlar, insanların en iyisi, en kâmilleridir.” (1) Bela ve musibetlerin daha çok Müslümanların başına gelmesinin nedeni ise, bu dünyada yapmış oldukları hataların ve işlemiş oldukları cezaların karşılığını çekip, haşir meydanına bırakılmamasıdır. Çünkü büyük hatalar ve cinayetler büyük mahkemelere, küçük cezalar küçük merkezlerde verildiği gibi, günahı az olan iman ehlinin hataları bu dünyada çeşitli bela ve musibetlerle temizlenmekte, büyük mahkeme olan haşir meydanına bırakılmamaktadır. Ancak hataları büyük olan küfür ehlinin cezaların... Devamı

01 03 2008

hz lokmanın oguluna ögütleri dk.develi.kayseri

HAZRET-İ LOKMAN'IN OĞLUNA ÖĞÜTLERİ   Hazret-i Lokman ilim ve hikmetiyle dillere destan bir zattır. Bunun içindir ki, kendisine Lokman Hakîm, denmiştir. Hz. Lokman, ismi Kur'ân'da da geçen, peygamber veya veli olduğu hakkında kesin bir bilgi bulunmayan bir mânâ büyüğüdür. İslâm tarihinde Hazret-i Lokman'ın hikmetli sözleri, vecizeleri, öğütleri ve tavsiyeleri meşhurdur. Hafs bin Ömer'in rivayetine göre, Hz. Lokman yanına bir torba hardal tanesi koyarak oğluna öğüt vermeye başlar. Her öğüt verdikçe torbadan bir hardal çıkarır. Sonunda torbadaki hardal tükenir ve oğluna da şöyle der: "Ey oğul, sana o kadar öğüt verdim ki, şayet bu öğütler bir dağa verilseydi, dağ yarılırdı." Hz. Lokman'ın Saran ismindeki bu oğlu babasının verdiği bütün öğütlere uymuştu.12 Lokman Aleyhisselâmın hikmetli sözlerinin asıl kaynağı Kur'ân-ı Kerimdir. O halde Kur'ân-ı Kerimde yer alan bu öğütler tefsirlerde de genişçe bulunur. Cenab-ı Hak, Hazret-i Lokman'ın dilinden bu sözleri şu âyetlerle (meâlen) beyan buyurur:   12.    ibni Kesîr Tercümesi, 12:6409.   Allah'a ortak koşma "Hani Lokman oğluna öğüt verirken demişti ki, 'Oğlum (ey oğul!) Allah'a ortak koşma. Muhakkak ki şirk pek büyük bir zulümdür.   Allah her yaptığını ortaya çıkarır "Oğlum, eğer yaptığın iş hardal tanesi kadar bile olsa ve bir taş içine girse, Allah onu ortaya çıkarır. Muhakkak ki, Allah en gizli işleri bütün inceliğiyle bilir, O her şeyden hakkıyla haberdardır.   Namazını dos doğru kıl "Oğlum, namazını dos doğru kıl. İyiliği tavsiye et, kötülükten sakındır. Başına gelene sabret. Şüphesiz ki bunlar uğrunda azim ve sebat edilmeye değer işlerdendir.   Kasılarak yürüme, yavaş konuş "Gururlanıp insanlardan yüzünü çevirme. Yeryüzünde kasılarak yürüme. Çünkü Allah büyüklük taslayan ve övünenleri sevmez. "Yürüyüşünde mutedil ol. Sesini alçalt. Seslerin en çirkini, şüphesiz ki, ... Devamı

06 02 2008

anne

Hayat Nedir Anne Benim hiç sapanım olmadı anne, Ne kuşları vurdum, Ne kimsenin camını kırdım... Çok uslu bir çocuk değildim ama, Seni hiç kırmadım, hem boynumu kırdım. Ben hayatım boyunca Bir tek kendimi vurdum!. Suskun görünsem de, Fırtınalı ve mağrurdum anne. Bir mızrak gibi, Aynada hep dik durdum anne! Ben sana hiçbir gün laf getirmedim, Leke sürmedim. Ama göğsümü çok hırpaladım, Kalbimi çok yordum... Ben hayatım boyunca, En çok kendimi sordum!. Benim hiç sevgilim olmadı anne, Ne bir yuva kurdum, Ne bir gün şansım güldü... Öpemeden bir bebeğin gıdısını, Tükendi gitti çağım... Kimi yürekten sevdiysem, Yüreğini başkasına böldü... Bir muhabbet kuşum vardı, O da yalnızlıktan öldü... Sen beni hep, göğsünde Acılarla mı soğurdun anne? Yoksa, evlat diye, Koca bir taş mı doğurdun anne? Eziyet değilim, zahmet değilim, Musibet hiç değilim; Bir senin mi balına sinek kondu, söylesene! Doğurdun da beni, Ne ile yoğurdun anne? Benim hiç hayalim olmadı anne... Ne seni rahat ettirdim, Ne kendim ettim rahat... Bir mutluluk fotoğrafı bile çektirmedi bu hayat! Kaybolmuş bir anahtar kadar Sahipsizim anne... Ne omzumda bir dost eli, Ne saçımda bir şefkat... Say ki yollardan akan, Şu faydasız çamurdum anne... Say ki ıslanmaktan, üşümektim, Say ki yağmurdum anne! Bunca yıldır gözyaşını, Hangi denizlere sakladın? Oy ben öleyim, Sen beni ne diye doğurdun anne? Hayat nedir, nedir ki anne; Bir oyun, bir masal değil mi? Bak, kırıldı oyuncaklarım... Ömrüm gitti, Sevdam bitti... İnan, ben hiç büyümedim ki... YUSUF HAYALOGLU... Devamı

06 02 2008

çocuk yetiştirmek....

Eğer bir çocuk eleştirilmişse, Kınamayı, ayıplamayı öğrenir.   Eğer bir çocuk kin ortamında büyütülmüşse, Kavga etmeyi öğrenir. Eğer bir çocuk alay edilip aşağılanmışsa, Sıkılıp, utanmayı öğrenir.   Eğer bir çocuk hoşgörüyle yetiştirilmişse, Sabırlı  olmayı öğrenir.   Eğer bir çocuk desteklenip,yüreklendirilmişse, Kendine güven duymayı öğrenir.   Eğer bir çoçuk övülmüş ve beğenilmişse, Takdir etmeyi öğrenir.   Eğer bir çocuk hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse, Adil olmayı öğrenir.   Eğer bir çocuk güven ortamı içinde yetiştirilmişse, İnançlı olmayı öğrenir.   Eğer bir çocuk kabul ve onay görmüşse, Kendini sevmeyi öğrenir.    '' Eğer bir çocuk aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse, BU DÜNYADA MUTLU OLMAYI ÖĞRENİR. ''... Devamı

06 02 2008

mükemmel olmak...dk..

İŞTE FORMÜLLER KENDİNİZİ TARTIP DEĞERLENDİRİNİki şey seni "vasıflı insan "yapar:1 İradeye hakim olmak2 Uyumlu olmakİki şey sana "e değer" katar:1 Hitabet ve diksiyon eğitimi almak2 Anlayarak hızlı okumayı öğrenmekİki şey seni geri bırakır:1 Kararsızlık2 Cesaretsizlikİki şey seni kaşif yapar:1 Vasıflı çevre2 Birazcık delilikİki şey senin ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:1 Baskın yeteneğini bulmak2 Cidden sevdiğin işi yapmakİki şey başarının sırrıdır:1 Ustalardan ustalığı öğrenmek2 Kendini güncellemekİki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:1 Niyetin saf (halis) olması2 Ruhsal farkındalıkİki şey seni milyonlarca insanlardan ayırır:1 Problemin değil çözümün parçası olmak2 Hayata ve herşeye yeni (özgün,orijinal,farklı)bakış açısıylayaklaşabilmek.İki şey gelişmeyi engeller:1 Aşırılık (mübalağa,abartı,ifrat,tefrit)2 Felaket odaklılıkİki şey çözüm getirir:1Tebessüm (gülümseme,sırıtma veya kahkaha değil!)2 Sükut (susmak)İki şey"kalitesiz insan"ın özelliğidir:1 Şikayetçilik2 Gıybet,dedikoduİki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer:1 Bakış açısını değiştirmek2 Empati yapmak (muhatabın yerine kendini koymak)İki şey yanlış yapmanı engeller:1 Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek2 Kul hakkından korkmakİki şey seni gözden düşürür:1 Demagoji (laf kalabalığı)2 Kendini ağıra satma (övme,vazgeçilmez gösterme vs ..) ALINTIDIRdk develi kayseri... Devamı

03 02 2008

cesur ve korkusuz olmak

Cesaret ateş gibidir,yandımı yakmadan sönmez. Ali Dayıoğlu Herkesin cesareti vardır önemli olan onu ortaya çıkarmak değil doğru kullanmaktır. Ali Dayıoğlu Bir memlekette namus erbabı, en az namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memleket için kurtuluş yoktur. İsmet İNÖNÜ İnsanın kendi zayıflık ve korkularını kabullenebilmesi ve bunları başkalarıyla paylaşabilmesi savaşta adam öldürmekten çok daha fazla cesaret gerektirir. Mete Can Günay Cesaret, tehlike karşısında aklın ve zekanın kullanılmasıdır. Plato Cesur ve atak ol.Geriye dönüp baktığında yaptığın değil, yapmadığın şeyler için pişmanlık duyacaksın. La Edri Cesaret iyi bir şeydir ama ölülerin işine yaramaz. Aristophanes Aşırı cesur olmak aşırı ölçülü olmaktan daha iyidir Niccolo Machiavelli Erkek cesaretini emretmekle ,kadın itaat etmekle gösterir. Aristotales Uzaktan cesur olmak kolaydır. Demosthenes Tehlikeden kaçamayan, onun karşısında cesaretle durmayı bilmelidir. La Fontaine Hiç bir şeye cesaret edemeyen, hiçbir şeye ümit beslemesin. Schiller Bir sürünün üzerine atılacak kurt, onun sayısını düşünmez. Büyük İskender Cesaretin bittiği yerde esaret başlar. Akif Cemil Dünyada taklit edilemeyen tek şey cesarettir. Napoleon Bonoparte Gerçek cesaret, şahit istemez. Boraccio Doğru olan her şeyi gördüğü halde yapmamak cesaretsizliktir. Konfiçyüs Cesareti olmayan insan, keskin kenarı ... Devamı

31 01 2008

aşk...anlamı ve kalıcılıgı,masumiyeti

Nedir bu aşk? Var mı tarifini bilen...? Kula kulluk ettiren, kulu kula kırdıran, İnsanı Allah a ulaştıran ya da cehenneme attıran, nedir? İnanın çoğunuz bilmiyorsunuz..! Aşk; insanın suçu, günahı, zulmeti, Aşk; insanın hakimi, avukatı, koruyucusudur. Aşk; insanın hem haramı hem helali, Aşk; insanın kuvveti, sabrı, güvenidir. Belki dünyanın en güzel duyguları, Belki de en iğrenç hisleri... Her kafadan bir ses çıkıyor. Kimi kendini asmış, kimisi mutluluğa kavuşmuş, Kimi şiirler döktürmüş. Aşk sadece bir insana körükörüne bağlanmak mı? Onu seviyorum deyip bazen hayatını mahvetmek mi? Bu kadar basit olmamalı, peki o zaman nedir? Tam olarak nedir, iyi mi kötü mü..? Kim karar veriyor buna, Hiç düşündünüz mü? Aslında suçluları biz biliyoruz, Dünya ve insan, hemde haber bile vermeden.   İçinde Allah aşkı olmayan, Peygamber sevgisi olmayan aşk neye yarar, kime fayda verir. Seveceksen Allah ı sev, Allah için sev. AŞK;  Hz.İbrahim in ateşe atıldığı zaman ki teslimiyettir,  Hz.Eyyub un hastalığa karşı sabrıdır, zaferidir,  Hz.Davud un sesidir, eliyle demire şekil vermesidir,  Hz.Salih in kayadan çıkan devesidir  Hz.Musa nın kızıldenizi ikiye bölen asasıdır  Hz.İsa nın kokusunu bile hissettiği Son Peygamber i müjdelemesidir  Hz.Muhammed in doğardoğmaz "ümmetim ümmetim " demesidir  Hz.Muhammed in Allah a olan teslimiyetidir  Hz.Muhammed söylüyorsa doğrudur diyen Hz.Ebubekr in sadakatidir  Hz.Ömer in adaleti bile hayran bırakan adilliğidir  Hz.Osman ın şeytanı bile utandıran hayasıdır, edebidir  Hz.Ali nin cesaretidir, ilmidir  Hz.Hüseyin in haksızlığa karşı yürümesidir, şehadetidir  Sahabenin ve Ehli Beyt in yaşayışıdır  Hz.Yunus un cenneti istemeyip Allah a "Bana Seni gerek Seni" demesidir  Hz.Mevlana nın nefesidir, sema sıdır, Gel demesidir  Çöllere düşen Mecnun un gözlerinin dağlanmasıdır  Bülbülün güle ötüşü, ölen sahibin başında bekl... Devamı

30 01 2008

mutlu ve başarılı insanlar..

  ,   MUTLU VE BAŞARILI OLMA SANATI   Güzel konuşan ve değerli fikirleri,görüşleri olan bir düşünürden bir toplantıda konuşması istenmiş. Konuyu verdikten sonra ne kadar uzayacağı ve ne zaman konuşmayı yapabileceği sorulduğunda; “ O size bağlı demiş. Eğer uzun bir konuşma istiyorsanız hemen, orta uzunlukta bir konuşmayı birkaç hafta sonra ama eğer çok  kısa konuşmamı istiyorsanız, hazırlanmam için birkaç sene gereklidir” diye ilave etmiş. Yazıma başlarken “ mutluluk ve başarı Anahtarı” olarak şu özetlemeyi dikkatlerinize sunmayı yeğledim. Daima; hayal et, yaratıcı ol. Olumlu düşün, planla, hesaplı risk al. Çok çalış ve uygula, başarıyı bulacaksın. Daima; gözlerini içine dik, sonra durdur iç dünyanı. Anılarını yaşa, zenginliğini kavrayacaksın. Daima; iç dünyanı, dış dünya ile uyum içine sok. İyiyi, doğruyu, güzeli dengelerde ara, mutluluğu bulacaksın. Mutluluk ve Başarının dört temel taşı: Yaşamda neyi yapmak ve neyi başarmak istiyorsanız ilk önce bir temele ihtiyacınız vardır. Temelsiz inşa edeceğiniz herşeyin sonunda yerle bir olması kaçınılmazdır. Oysa sağlam temellerin üzerine kuracağınız herhangi bir şey, sizi zaman içinde yüceltecektir. Yaşamın birinci temel taşını bulabilmek için şu sualleri cevaplamaya çalışmalısınız... Ben bu dünyada ne yapıyorum, neden buradayım? Yaşam nedir? Yaşamdan neler bekliyorum? Amacım nedir? Amacım mutluluk; ama mutluluk nedir? Fransız düşünürü Descartes’in dediği “Düşünüyorum demek ki varım” yeterli değildir. Bu suallerin özünde, bize birinci temel taşı oluşturacak iki tanım yatıyor. Birincisi yaşamın tanımı,diğeri mutlululuğun tanımı.... Zaman, zaman hep düşünün; yaşam nedir, mutluluk nedir diye; kendinize sorun, başkalarına sorun .... İlgili kitaplar okuyun; sonunda eminim ki benimseyeceğiniz ifadelerini bulacaksınız. Böylelikle yaşamınız süresince inşa edeceğiniz mutluluk mabedinin, ilk temel taşını da koymuş olacaksınız. Gelelim ikinci temel taşı... Devamı

29 01 2008

zorluklarla mücadele etmek

» ZORLUKLARLA MÜCADELE Kitabın Adı : ZORLUKLARLA MÜCADELEYazarın Adı : Prof. Herbert N.CASSONBasım Evi : Hayat Yayınları 1998Sayfa Sayısı  İkinci bası, 126 sayfa1910’lu yıllarda bir çok şirketin danışmanlığını yapmış İngiltere ekonomisine damgasını vuran bir kişidir.KİTABIN BÖLÜMLERİ1. BÖLÜM: Korkusuzca ilerlemek2. BÖLÜM: Zorluklar niçin değerlidir.3. BÖLÜM: Zorluklara karşı silahı öğrenmek4. BÖLÜM: Gecikmiş karar kaybettirir5. BÖLÜM: Her şeye rağmen sabret 6. BÖLÜM: Zorlukları nasıl yenmeliyiz7. BÖLÜM: Banka kredisini ne zaman almalıyız8. BÖLÜM: İşinizde yeniliği yakalayınAmaç: Hayat bilgisi Casson iş adamı ve yöneticilere birde kendi işinin ve yaşamının yöneticisi olmak isteyen herkese altın değerinde öğütler sunuyor.Zorlukları yenmek ve engelleri aşmada asıl gücün, kişinin kendisinde saklı olduğunu, mücadeleyle elde edilen hayatın daha anlamlı ve değerli olduğunu belirtmek.Kitabın Metodu: Örneklendirerek anlatım. Gerçek olayların, konuyla iç içe örnek verilerek yazılmasıdır.ÖZETI.BÖLÜMKorkusuzca İlerlemek: Öncelikle yersiz kaygı ve kuşkulardan kurtulmak gerektiği konusu üzerinde durmak istiyorum.Böylesi korkular ruhsal yapınızla ilgilidir. Size sunacağım önerilerle, sorunmuş gibi görünen ancak gerçekte tamamen yersiz olan korkularını pekala yenebileceksiniz.Lütfen elinize bir kağıt ve kalem alın ve her gün sizi sıkıntıya sokan, üzen ne kadar neden varsa hepsini sıralayın ve olabildiğince içtenlikle yazın. Sözgelimi yağmurlu bir havada şemsiyenizi evde unutmuşsunuz ve buna çok içerlemiştiniz; unutmayın, yazın haydi, yada çocuğunuz yemeğini örtüye dökmüştü ve siz çok kızmıştınız buna. Evet onu da yazın. Bir hafta boyunca içinde küçük büyük yaşadığınız bütün can sıkıcı şeyleri alt alta sıralayın. Yazdıktan sonra özenle saklayın ve tam bir hafta sonra kara listeye aldığınız sıkıntı ve üzüntü veren durumları bir bir gözden geçiriniz önemsiz gördüklerinizin üzerini çizin.Bu işi ... Devamı

28 01 2008

kırlangıç...

Karlı bir kış günüymüş...Yağan kardan üşümüş küçük kırlangıç,Yalnız bir adamın penceresinin dışına gelip gagasıyla camı tıkırdatmış, adeta adamın onun içeri girmesine müsaade etmesini istemiş. Yalnız adam bu isteği görmüş, "Olmaz alamam, git başımdan" der gibi kuşu kovalamış, sonra da kendi kendine söylenmiş;"Hıh, camı tıkırdatmakla kendisini içeri alacağımı mı sanıyor acaba..?" Gecenin ilerleyen saatlerinde canı sıkılmış, rüzgar ve soğuk arttıkça yalnız adamı daha başka düşünceler sarmış,kırlangıcın arkadaşlığını geri tepmekten biraz pişmanlık duymuş... "Keşke kuşu içeri alsaydım. Ona biraz yiyecek verirdim. Minik kuş oradan oraya uçar, neşeli sesler çıkartır, cıvıldar, yalnızlığımı paylaşırdı. " demiş. Ertesi sabah ilk iş pencereyi açıp etrafına bakınmış adam, belki kırlangıç oralarda bir yerlerde olabilir diye düşünmüş.Ama görememiş zavallı kırlangıcı...Uzun kış geçmiş, yine yaz gelmiş...Etrafta kırlangıçlar, cıvıldayarak uçmaya başlayınca;yalnız adam, heyecanla camını sonuna kadar açıp kuşu beklemiş...Ama hiç gelen olmamış. Onun hevesle havada uçan kuşlara baktığını gören komşusu hikayeyi öğrenince hafif buruk bir sesle: "Sevgili komşum, anlaşılan sen kırlangıçların sadece 6 aylık bir ömürleri olduğunu bilmiyordun?" demiş. Bunu işiten yalnız adam çok üzülmüş ama üzülmek için de artık geç kaldığını anlamış...Dikkatli olun...Farkında olun...Kendinize bir sorun... Acaba, siz kaç kırlangıç kovaladınız..?Hiç geri çevirmediniz mi bugüne kadar size sunulan bir dostluğu? Hayatta bazı fırsatlar vardır ki,sadece bir kez karşımıza çıkar, değerini bilemezsek kaçıp giderler. Devamı

28 01 2008

istanbul olmak.....dk...

İstanbul Olmak İstanbul olmak vardı Paylaşılamamak ve… Yıllara meydan okumak Uğrunda canlar feda edilen olmak Yani İstanbul olmak… İstanbul olmak vardı Kutsal olmak, vazgeçilemez olmak İstenen, özlenen ve beklenen olmak Evin en güzel, en özel çocuğu olmak Yani istanbul olmak… İstanbul olmak vardı Kaybedilmek istenmeyen, Bir elmas gibi olmak Sonsuzluğa doğru ışıldayan bir ışık gibi olmak Yani istanbul olmak… İstanbul olmak vardı Uğruna şiirler, şarkılar yazılan, Issız çölllerde beklenen su gibi olmak Çorak tarlada açan bir gül olmak Yani istanbul olmak… Devamı

28 01 2008

DENİZM EKOLÜ....SEVGİ DENİZİNDE....SEVGİ DENİZİ

SEVGİ DENİZİ Ben bir sevgi deniziyim. İstersen, Yelken açıp aşk şarkıları oku. Martılar eşlik eder. İstersen Tanımak için ruhumun derinliklerini, Yunuslar rehberlik eder. İstersen, Ruhumdan bir daha çıkma, boğul. Sevgi denizimde. Çünkü.... Ben bir sevgi deniziyim. Ben bir dost’um. İstersen Başını omuzuma koy, ağla. Seninle ağlarım. İstersen, Fıkralar anlat, gül. Seninle gülerim. İstersen, Çocukluğunu yaşa, oyun oyna. Seninle oynarım. Çünkü.... Ben dost’unum. Devamı

28 01 2008

dost aramak....

DOST ARIYORUM Karanlıkta çevrem ışıktır benim Elimde şimşek var, mum tutmuyorum Dostluğa delice aşıktır kalbim Varmısın arkadaş dost arıyorum Mazluma kurbanım, zalimi sevmem Düşenin ardından bakıpta gülmem Ben taşra çocuğu ihanet bilmem Varmısın arkadaş dost arıyorum Yalnız kalmak için bulunmaz tasam Mertlik kuralımdır, doğruluk yasam Halil dost demektir, kurulmuş masam Varmısın arkadaş dost arıyorum ........... devamı >> Devamı

27 01 2008

İYİLİK YAP DENİZE AT HALIK BİLMEZSE .....

''İyilik yap denize at, balık bilmezse...'' tarzı bir öykü İskoçya’da adı Fleming olan yoksul bir çiftçi yaşıyordu. Bir gün tarlada çalışırken bir çığlık duydu. Hemen sesin geldiği yere koştu. Beline kadar bataklığa batmış bir çocuk, kurtulmak için çırpınıp duruyor, yardım istiyordu. Çiftçi, çocuğu bataklıktan çıkardı, ölümden kurtardı. Ertesi gün Fleming’in evinin önüne gelen gösterişli arabadan şık giyimli biri indi... Çiftçinin kurtardığı çocuğun babası olarak kendini tanıttı ve “Oğlumu kurtardınız, size bunun karşılığını vermek istiyorum” dedi. Yoksul ve onurlu Fleming, “Kabul edemem” diyerek ödülü geri çevirdi. Tam bu sırada kapıda çiftçinin küçük oğlu göründü, “Bu senin oğlun mu?” sorusuna çiftçi gururla, “Evet!” dedi. Kurtarılan çocuğun babası, “Gel seninle bir anlaşma yapalım” dedi. “Oğlunu bana ver, iyi eğitim almasını sağlayayım. Eğer karakteri babasına benziyorsa, ileride gurur duyacağın bir kişi olur.” Bu konuşmalar sonunda Fleming’in oğlu iyi bir eğitim gördü. Londra’daki St. Mary’s Hospital Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve tüm dünyaya adını Pensilin’i bulan Sir Alexander Fleming olarak duyurdu. Bir süre sonra, aristokratın oğlu zatürreeye yakalandı. Onu ne mi kurtardı? Penslin!Aristokratın adı: Randoloph Churchill.Oğlunun adı: Winston Churchill.Kurtaran doktor: Çiftçinin oğlu Sir Alexander Fleming.>> İnternetten ... Devamı

27 01 2008

ayrılık mı aşk mı

Bir Bir sevda akar akarsularla deryalaraHer akışta karışmaz başka başka sevdalara,Denizi bulmak istemez yüreğindeki fırtınaylaAma bulur o denizi söyleyemediği aşkıyla.Bir leyla bakar her bakışta mağlubiyetleBirşeyler söyler söylemesede,gözleriyle,Anlatılamayan yarım kalan ifadelerleSöyler sevdiğini utangaç gülüşüyle.Bir rüzgar eser bilinenden bilinmeyeneSadece bir sevda götürür gittiği yerlere,Taşıyamaz bu sevdayı verir gökyüzüneGökyüzü ağlar bulutlarlarla birlikte.Bir sevda gömülür ölüyle mezaraÖlüm bile kıskanır aşık olur bu sevdaya,Zaten ondan almıştır her iki aşığı yanına yine sevecekler birbirlerini bu ebedi yo Devamı

26 01 2008

idealler ve hayaller çalışmakla bir gün gercekleşir....

Ben bu başarıyı, her toplantıya çeyrek saat erken gitmekle kazandım.dk.. Devamı