08 04 2008

A dan Z ye yediklerimizin faydaları

A dan Z ye yediklerimizin sağlığa yararları...Yedikleriniz nelere iyi geliyor? Adaçayı: Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa zindelik verir. Ahududu: Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir. Romatizma, mafsal kireçlenmesi, nikris, boğaz, bademcik ve göz iltihaplarında kullanılır. Ateşi düşürür. Üre ve şeker hastalarına da faydalıdır. Anason: Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı artırır. Kusmaları ve ishali keser. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Ancak, aybaşı kanamaları ve hamilelik döneminde kullanılmaz. Anne sütünü artırır. Sinirleri yatıştırır. Migren ağrılarını keser. Beyin yorgunluğunu giderir. Uyku verir. Kalbi kuvvetlendirir. Kan dolaşımının düzenli olmasını sağlar. Astım, nefes darlığı ve bronşitte görülen şikâyetleri giderir. Öksürüğü keser. Yaşlılarda meme sarkmasını önler. Fazla miktarda kullanıldığı zaman uyuşukluk verir. Antep fıstığı: Bedeni ve zihni gücü arttırır. Böbrek ve safra kesesi ağrılarını hafifletir. Göğsü yumuşatır, öksürük söktürür. Armut: Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. Böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eder. Yüksek tansiyonu düşürür. Kanı temizler bütün salgı bezlerinin normal çalışmasını sağlar. Kansızlığı giderir, kabızlığı önler. Sinirleri yatıştırır. Zihni yorgunluğu giderir. Susuzluğu keser. Tükürük ifrazatını artırır. Hamilelerin kusmalarını azaltır. Hazımsızlığı giderir. Mafsal kireçlenmesi, nikris ve romatizmada faydalıdır. Arpa: İdrar söktürür. Mesane ve idrar yollarındaki iltihapları temizler. Böbrek ve kum taşlarının dökülmesine yardım eder. Prostat büyümesini önler. Asabi kusmaları durdurur. Boğa... Devamı

03 04 2008

iyimser ve kararlı olmanın önemi dk...

Bilimsel araştırmalar insan ilişkilerinde pozitif davranış sergileyenler kariyer basamaklarını daha hızlı tırmandığını gösteriyorİyimserlik, kişisel ve iş başarınızın gizli anahtarıdır. İyimserler, heyecanlı bir yaşama ilişkin net bir vizyona sahiptirler; vizyonlarına ulaşmak için hedefleri üzerinde tutarlı bir biçimde çalışırlar ve kendi sorumluluklarını üstlenirler. Buna karşılık kötümserlerin, harika bir yaşama ilişkin net bir vizyonları yoktur ve şikayet etmeye, suçlamaya ve yakınmaya bayılırlar. Nasıl daha iyimser olabilirsiniz?Kendinizi anında mutlu, emin ve iyimser hissetmenize yardımcı olmak için öncelikle basit bir araştırma yapmak gerekiyor.Çok sayıda araştırma şunu kanıtlıyor ki; iyimserler, sağlık, zenginlik ve kariyer başarısı gibi konularda kötümserlerden daha iyi performans gösteriyor.Test uygulanıyorPek çok şirket, adaylar arasında seçim yaparken, birtakım testler uygular. Önce, yüksek başarılılar teste tabi tutulurlar. Yüksek başarılılar, tipik olarak iyimserlik testinden yüksek derece alırken, az başarılılar, iyimserlikte orta ya da düşük derece elde ederler. Bu tekrarlanan bulgu, iyimserlerin kötümserlere göre daha fazla kariyer başarısı sağladıklarını gösteriyor.Parada daha şanslılarİlginç bir araştırmaya göre, kendi çabalarıyla milyoner olanlar, aynı derecede para kazanan ama milyoner statüsüne sahip olmayan kişilere oranla daha az endişe duyarlar. İyimser olmak ile milyoner olmak arasındaki bağlantı nedir? İyimserler, kötümserlere göre, milyoner statüsü kazanma konusunda daha avantajlıdırlar. Ayrıca, tutumlu olmak, akıllı yatırımlar yapmak ve finansal hayalleri gerçeğe dönüştürmek için kararlı bir çalışma sergilerler. Buna karşılık kötümserler, açık ve değecek hedefler belirleme ya da milyoner olmak için tutarlı adımlar atmada daha başarısızdırlar.BU ÖNERİLERİ SİZ DE UYGULAYABİLİRSİNİZ1- Dik duruş ve büyük adımlarİyimser insanlar, dik dururlar, hızlı yürürler ve büyük adım atarlar. Kötümser insanlar, gevşek bir duruşa sahiptirler, yav... Devamı

21 03 2008

bir gün gerçekten kazanmak asla kaybetmemektir..dk..

Değerli Kardeşimiz; Bu söz netice itibari ile doğrudur. Ancak her an için geçerli olmayabilir. Mesela iyi olan bir insanın başına bu dünyada sıkıntılar, kötülükler gelebilir ve gelmektedir. Netice de ise kişi bu sıkıntılara bedel bu dünyada veya ahirette mükafatını alacaktır. Belki kötüler başlangıçta kazanıyor, iyiler de kaybediyor görünebilir. Ancak sonuca bakınca iyilerin kazandığı görülecektir. Bunu Rabbimiz bizlere vadediyor. Hz. İbrahim ile Nemrudun hali bizim için güzel bir örnektir. Nemrud başta kazansa da netice de ebedi kaybedenlerden oldu. Bu dünya hizmet ve meşakkat yeridir, mükâfat ve rahat yeri değildir. İnsanın asıl vazifesi Rabbini tanımak ve emrettiği ölçüler içerisinde yaşamaktır. Bunun da yolu ibadetlerden geçmektedir. İbadet iki kısımdır: 1. Müsbet ibadetler2. Menfi ibadetler İbadetin müsbet kısmı bildiğimiz, namaz oruç gibi ibadetlerdir. Menfi kısmı ise hastalık, musibet ve doğal felaketler karşısında insanın aczini ve zayıflığını hissedip Rabbine sığınması ve sabretmesi neticesinde kazandığı büyük sevaplardır. Diğer yandan belaların en şiddetlilerine Allah’ ın en sevdiği kulları olan - başta Efendimiz (ASM) olmak üzere- peygamberler ve salih kullar maruz kalmıştır. Eğer zannedildiği gibi musibet mutlaka kötü bir şey olsaydı o zaman Allah en sevdiği kullarına bela ve musibetleri vermezdi. Çünkü hadis-i şerif de ifade edildiği gibi : “En ziyade musibet ve zorluklara maruz kalanlar, insanların en iyisi, en kâmilleridir.” (1) Bela ve musibetlerin daha çok Müslümanların başına gelmesinin nedeni ise, bu dünyada yapmış oldukları hataların ve işlemiş oldukları cezaların karşılığını çekip, haşir meydanına bırakılmamasıdır. Çünkü büyük hatalar ve cinayetler büyük mahkemelere, küçük cezalar küçük merkezlerde verildiği gibi, günahı az olan iman ehlinin hataları bu dünyada çeşitli bela ve musibetlerle temizlenmekte, büyük mahkeme olan haşir meydanına bırakılmamaktadır. Ancak hataları büyük olan küfür ehlinin cezaların... Devamı

06 02 2008

anne

Hayat Nedir Anne Benim hiç sapanım olmadı anne, Ne kuşları vurdum, Ne kimsenin camını kırdım... Çok uslu bir çocuk değildim ama, Seni hiç kırmadım, hem boynumu kırdım. Ben hayatım boyunca Bir tek kendimi vurdum!. Suskun görünsem de, Fırtınalı ve mağrurdum anne. Bir mızrak gibi, Aynada hep dik durdum anne! Ben sana hiçbir gün laf getirmedim, Leke sürmedim. Ama göğsümü çok hırpaladım, Kalbimi çok yordum... Ben hayatım boyunca, En çok kendimi sordum!. Benim hiç sevgilim olmadı anne, Ne bir yuva kurdum, Ne bir gün şansım güldü... Öpemeden bir bebeğin gıdısını, Tükendi gitti çağım... Kimi yürekten sevdiysem, Yüreğini başkasına böldü... Bir muhabbet kuşum vardı, O da yalnızlıktan öldü... Sen beni hep, göğsünde Acılarla mı soğurdun anne? Yoksa, evlat diye, Koca bir taş mı doğurdun anne? Eziyet değilim, zahmet değilim, Musibet hiç değilim; Bir senin mi balına sinek kondu, söylesene! Doğurdun da beni, Ne ile yoğurdun anne? Benim hiç hayalim olmadı anne... Ne seni rahat ettirdim, Ne kendim ettim rahat... Bir mutluluk fotoğrafı bile çektirmedi bu hayat! Kaybolmuş bir anahtar kadar Sahipsizim anne... Ne omzumda bir dost eli, Ne saçımda bir şefkat... Say ki yollardan akan, Şu faydasız çamurdum anne... Say ki ıslanmaktan, üşümektim, Say ki yağmurdum anne! Bunca yıldır gözyaşını, Hangi denizlere sakladın? Oy ben öleyim, Sen beni ne diye doğurdun anne? Hayat nedir, nedir ki anne; Bir oyun, bir masal değil mi? Bak, kırıldı oyuncaklarım... Ömrüm gitti, Sevdam bitti... İnan, ben hiç büyümedim ki... YUSUF HAYALOGLU... Devamı