14 04 2011

güneş bak.....

  Güneş için ısıtmamak nasıl imkânsız ise, yüksek rûhlar için de insanlara acımamak, ızdırap ve çileler karşısında duygusuz kalmak, öyle imkânsızdır. Merhamet, bütün âleme yaygın ilâhî bir cevherdir. Hak dostlarının yüreği ise, merhametin bitmez tükenmez hazînesidir. Onların nazarında nefsi besleyen fânî rağbet ve alâkaları bir kenara bırakıp rûhu besleyen güzel davranışlarla amellerini ebedîleştirenlerin elde edeceği kazanç, hem ebedî hem de daha güzeldir. İnsanın bu dünyâda elde edeceği en kıymetli kârlar da sadece böyle amel-i sâlihlerdir. Diğer kazançlar ise, tek tek geri verilen geçici emanetlerdir. Nitekim hadîs-i şerîfte buyurulur:    Rasûl-i Ekrem'in âilesi bir koyun kesmişlerdi. Birçok infaktan sonra Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ondan geriye ne kaldığını sordu. Hazret-i Âişe -radıyallâhu anhâ-:    "- Sadece bir kürek kemiği kaldı." dedi.    Bunun üzerine Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:    "- Desene (Yâ Âişe), bir kürek kemiği hariç hepsi bizim oldu!" buyurdular. (Tirmizî, Kıyâme, 33)   Devamı

24 11 2010

nasrettin hoca...

  Bir gün Hoca, eşeğine binerek , arkasına takılan bir kısım insanlarla birlikte, camiden eve dönerken birdenbire durur, hayvandan iner ve yüzü insanlara dönük olarak eşeğe ters biner, yani semere ters oturur. Bunu görenler yaptığı hareketin nedenini sorarlar. Hoca şöyle der: — Düşündüm taşındım, eşeğime böyle binmeye karar verdim çünkü saygısızlığı hiç sevmem. Siz önüme düşseniz, arkanızı bana dönmüş olacaksınız; usulsüzlük saygısızlık olur. Ben önde gitsem, size arkamı çevirmiş olacağım ki bu da doğru değildir. Böyle ters bindiğim zaman ise hem ben önünüzden giderim, siz de ardımdan gelmiş olursunuz; hem de karşı karşıya bulunuruz! ... Devamı

11 11 2010

mutlu bir evliliğin sırları...

Her evlilikte anlaşmazlıklar fikir ayrılıkları yada tartışmalar olabilir bana göre.Önemli olan bunları dozunda tutup insani bir şekilde olayları ve sorunları halledebilmeli insan.. Melekler Mekanı - Mutlu evliliğin sırları Mutlu evlilik elbette ki vardır başta sevgi saygı ve güven olduktan sonra neden olmasın diyerek sizlere mutlu evliliğin formülleri hakkında ki bilgileri sunuyorum Günümüzde aile içi huzursuzlukların ve boşanmaların giderek arttığı bir gerçektir. Evlilik neden yıkılabilir? Ekonomik sıkıntılardan mı? Eşlerin birbiriyle karşılıklı oturup konuşmamalarından, anlaşamamalarından mı? Kıskançlıktan mı? Yoksa sadakatsizlikten mi? Ya da eğitimsizlik, kişilik çatışması, psikiyatrik bir rahatsızlık mı söz konusu? Bunların hepsi birer belirtidir aslında. Gerçek sebep ise sevgi, saygı ve güven bağlarının zayıflamasıdır. Sevgi, saygı ve güven, eşleri bir arada tutan, evliliği yürüten yapıştırıcıdır. Evlilik, oldukça önemli bir müessesedir. Özellikle yeni evlenenler veya bazı küçük ipuçlarına dikkat etmeyip de yıllarca acı çekmek zorunda kalan evli insanlar aslında bazı hususlara dikkat ederlerse daha mutlu bir hayat yaşayabilirler. Mutluluk öyle gökten zembille inmez. Hak etmesini bilenler, mutluluk için çaba harcayanlar mutlu olabilirler. 1. EŞİNİZE İLGİNİZLE, SEVGİNİZİ GÖSTERİN Sevgi, bir ateşe benzer. Bu ateş sürekli yakıt yönüyle beslenmezse sönecektir. Sobaya odun atmazsanız, doğalgazınızı keserseniz, eviniz ısınmaz. Bunun gibi sevgi ateşi de ilgi gösterilmezse söner gider. Eşler de birbirlerine ilgi göstermeli, birbirlerinin eksik ve hatalarını onarmaya yönelik ilgilerini esirgememelidir. 2. EVİ OTEL GİBİ KULLANMAYIN Zamanında gösterilmeyen ilgi, ilgi değildir. Özellikle bazı erkekler evlerini... Devamı

05 11 2010

KENDİNE ÖZENMEK.....

O kadar çok özeniyoruz ki kendimizden sıyrılıp başkası gibi olmaya, gün geliyor, kendimizi unutuveriyoruz.. Biri çıkıyor yıllar öncesinden, bize, kendimizi anlatıyor.. Önce inanmıyoruz öyle biri olduğumuza.. Sonra tekrar özenti yanımız devreye giriyor, yıllar sonra, kendimize özeniyoruz yeniden kendimiz olabilmek için.. Kendimize dönüşümüz, sahtekârlıklardan arınma, gerçeği bulma sebebiyle olmuyor, özenti biri olduğumuz için kendimizi bulmaya çalışıyoruz ne yazık ki..          Biz insanoğluyuz, hakikâti görmemek için yoğun çaba gösteren, nankörlüğü elden bırakmayan varlıklarız.. Hepimiz aslında ne olduğumuzu gayet iyi biliriz ama olmadığımız biri gibi görünmek için de yoğun çaba sarf ederiz.. Kendimize dönüşümüz bile, özenti sebebiyledir bizim.. Yine de kısmetliyizdir.. Yıllar sonra, bize kendimizi anlatacak, kendimize yeniden özenti duymamazı sağlayacak birini, yıllar evvel hayatımıza almışızdır.. Devamı

26 10 2010

123

Devamı

25 10 2010

evlilik.....

  KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR '' Yıllarca eşinizle birlikte fedakârca çalışıyorsunuz, gençliğinizi birlikte geçirip boyunuzca evlatlar yetiştiriyorsunuz, tam huzura yaklaştığınız bir çağda bakıyorsunuz ki, eşiniz genç bir hanıma takılıyor, sizi gözü görmüyor! Acaba beyefendiler hanımlara bu acıyı yaşatma hakkını nereden alıyorlar? Yoksa onların çaresizliğinden mi yararlanıyorlar? Ne demişler, eden kendine eder. Herkes kaderini yaşar, ağzımızla kuş tutsak bazı şeylere engel olamayız. Yine de başımıza gelenlerde kendi hissemizi düşünmemiz lazım. Size ısrarla tavsiyem; önce kendinize bir de erkek gözüyle bakın. Diyelim gençsiniz, kocanıza karşı bu gençliğin hakkını ne ölçüde verebiliyorsunuz? Cazibeniz, zerafetiniz , kocanızın gözünü ne ölçüde doldurabiliyor? Diyelim artık genç de değilsiniz, nasıl bir hayat arkadaşı profili çiziyorsunuz? Eğer kaba-saba, empatiden yoksun, sallapati ve bir yaşama kültüründen uzaksanız, kısaca hâlâ hamsanız kimi suçlayabilirsiniz? Şunu bir düşünün: Gençliğin o hiç bitmeyecek sanılan ateşi söndükten sonra geriye neyiniz kalıyor? Kötü bir kocaya sabretmek kadar, bitmez tükenmez hırsları olan, ham ve vasıfsız bir kadınla ömür sürdürmek de zordur. Bir de tedbiri elden bırakmamak gerekiyor. Erkeklerin fıtratlarındaki farklılığı asla aklınızdan çıkarmayın ve hemcinslerinize sonsuz güvenmeyin! Öksüz bir kızcağıza acıyıp şirketinizde iş verirsiniz, şeytan boş durmaz, zararı size olur. İslâmî kurallardan, o kurallarla örülü hayat tarzından uzaklaştıkça bu tür musibetler bizi bırakmaz. Siz buna dikkat ediyor, eşiniz etmiyorsa, bu da sizin imtihanınızdır, sabreden daima... Devamı

22 10 2010

insanın içinden geçenlerrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr

Yarın sabah bavulumu toplayıp, uçağa bineceğim. Hiç tanımadığım bir aşka gidiyorum. Şimdiden heyecan bastı. Ne garip bir his? Birisi canımı istedi, onu vermeye gidiyorum! Tanımadığım Bir Aşka Gidiyorum! Yüzünü hiç görmediğim, gözlerine değmediğim, elini tutmadığım bir aşka savruluyorum. İçimde çıkan büyük savaşlara rağmen, meraklı yanım, gitmeyi seçti. Bir adam, sadece sesini bildiğim, kelimelerinden büyük hayat hikayeleri çıkarmaya çalıştığım, büyük bir boşluğa doğru ilerliyorum. “Lütfen sev beni!” diye bağıran, kalbimi, ruhumu isteyen, biraz şair, biraz acemi, yaşam savaşından benim kadar büyük darbeler almadığı her halinden belli bir adamın yanına uzanıyor, elimde tuttuğum bilet. Havalimanına gelmesini istemedim. Beni beklemesini istedim. Kapıyı açtığında, sanki yüz yıldır yan yana duruyormuşuz gibi, birkaç gün önce gitmişim de şimdi gelmişim gibi, yabancılaşmadan o kapıdan girmek istiyorum. O benden daha telaşlı. Biraz içkiliydi telefonda konuşurken, heyecanını başka türlü bastıramamış. Beni alkol bile kesmeyecek sanırım. O yüzden içkiyi de mundar etmeyeyim diye, ağzımı sürmüyorum. Gidip geliyor duygularım. Söylediği her kelime için yeminler eden bu adama, inanmak dert değil de, onun bilmediği, daha önce çok yemin duyduğum! Öyle büyük bir ikilem içine girmişim ki, eski sevdaların dersleri cebimde dursun, ben yavaş yavaş yürüyeyim istiyorum. Sonra şeytan mı, melek mi, onu zaman içinde anlayacağımız ses, araya giriyor, gitmememi söylüyor. Denge bozuluyor, ortada kalıyorum. Kendimi bilirim, bu kadar kıpırdandığına göre kalbim, bavulu bir gece öncesi... Devamı

22 10 2010

insan ne kadar dürüst olduğunu zamanla test eder...

Uykuların kaçar geceleri Bir türlü sabah olmayı bilmez Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar, ne yastık Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın Onun unutamadığın hayali Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin Gün gelirde sesini bir kerecik duymak için Vurursun başını soğuk taş duvarlara Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın Duyarsın Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin Niçin yaratıldığını Bu igrenç dünyaya neden geldiğini Uzun uzun seyredersinde aynalarda güzelliğini Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın Dolar gözlerin için burkulur Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın sevilen dudakların Sevilen gözlerin erişilmezliğini O hiç beklenmeyen saat geldi mi Düşer saçların önüne ama bembeyaz Uzanır gökyüzüne ellerin Ama çaresiz, ama yorgun, ama bitkin Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın hayal kurmayı Beklemeyi Ümit etmeyi Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi Lanet edersin yaşadığına Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden SENI SEVDIĞIMI BIRGÜN ANLARSIN                     ... Devamı

29 11 2009

muhasebecinin aşkı

MUHASEBECİNİN ŞİİRİ Beynimi aktife, Yüreğimi pasife aldım. Tutkularımı, vadesi geçmiş ertelenmiş Diğer Yükümlülüklere. Düşlerimi, sayım ve tesellüm fazlalarına… Düşüncelerime reeskont uyguladım. Korkularımı geçmiş yıllar zararlarına, Kaygılarımı gelecek yıllara ait Gider tahakkuklarına. Alışkanlıklarımı, borç ve gider karşılıklarına.> Dostlarımı özkaynaklara yazdım. Dostluklarımın bitenini Birikmiş amortismanlara. Seni hiçbir hesaba yazamadım. O kadar hesapsız ve kitapsızsın ki Beynimle yüreğim arasında Virman yapıp duruyorum. Dün yine sensizdim Sensizliğin muhasebesini yaptım içimde Ama yoktun sevdiğim Ne 7A'da ne de 7B'de Saydım, ölçtüm, tarttım, biçtim Envanterini çıkardım gidişinin Borçlusu muydum, alacaklısı mıydım Bilemedim, sensizliğin. Safha safha maliyetini çıkardım gidişinin Ama yükleyemedim daha ayrılığı gönlüme Sebebi yoktu, anlamı yoktu hiçbir şeyin Dağıtım anahtarı yoktu Birim maliyeti yok Genel üretim giderleri yok Yevmiye kayıtları yok Sensizliğin hesap ismi yok Bilemedim, sensizliğin. Safha safha maliyetini çıkardım gidişinin Ama yükleyemedim daha ayrılığı gönlüme Sebebi yoktu, anlamı yoktu hiçbir şeyin Dağıtım anahtarı yoktu Birim maliyeti yok Genel üretim giderleri yok Yevmiye kayıtları yok Sensizliğin hesap ismi yok Bu kayıt daha kapanmaz gülüm Yok, KDV tahakkuku Yok, genel üretim giderleri Yok, işte bilânçoda sevdamın yeri Maliyet dönemi sonundayım gülüm Elimde geçmiş yılın bilânçosu Dağıtamadığım sermayem Sermayem sendin gülüm Ardında dönüp duran varlık ise ben Artık konusu kalmadı karşılıkların Tasfiye ile uçup giden umutlarım Bilirim sevdamın anlamı kalmadı sende Ve geçmiş yıl karlarının Tasfiye oldum Gelir tablosunda zarar oldum Allah'tan tek dileğim Safha maliyetin gider dağıtım tablosuna dönesin dk.dk............ Devamı

13 04 2008

konuşan kurbaga

konuşan kurbağa Adamın biri bir gün yolda giderken bir kurbağa görür ve kurbağa dile gelir:     - Ben aslında bir insanım, eğer beni bir kere öpersen çok güzel bir prenses haline gelirim."     Adam kurbağayı eline alır ve cebine koyar. Kurbağa tekrar dile gelir:     - Eğer beni öpersen çok güzel bir prenses olacağım, ve seninle 1 hafta kalmaya razıyım.     Adam kurbağayı cebinden çıkarır, şöyle bir bakar ve gülümseyerek yeniden cebine koyar.     Kurbağa yalvarmaya başlar :     - Eğer beni öper ve güzel bir prenses haline çevirirsen seninle bir hafta kalırım ve istediğin her şeyi yaparım.     Adam tekrar kurbağayı çıkarır, şöyle bir bakar ve gülümseyerek cebine koyar.     Sonunda kurbağa dayanamaz:     - Senin neyin var? Sana çok güzel bir prenses olduğumu ve beni öpersen 1 hafta seninle kalıp istediğin her şeyi yapacağımı söyledim. Neden beni öpmüyorsun?     Sonunda adam konuşur:     - Bak, ben bir mühendisim. Kızlarla uğraşacak vaktim yok, fakat konuşan bir kurbağa çok ilginç geliyor... Devamı

28 01 2008

DENİZM EKOLÜ....SEVGİ DENİZİNDE....SEVGİ DENİZİ

SEVGİ DENİZİ Ben bir sevgi deniziyim. İstersen, Yelken açıp aşk şarkıları oku. Martılar eşlik eder. İstersen Tanımak için ruhumun derinliklerini, Yunuslar rehberlik eder. İstersen, Ruhumdan bir daha çıkma, boğul. Sevgi denizimde. Çünkü.... Ben bir sevgi deniziyim. Ben bir dost’um. İstersen Başını omuzuma koy, ağla. Seninle ağlarım. İstersen, Fıkralar anlat, gül. Seninle gülerim. İstersen, Çocukluğunu yaşa, oyun oyna. Seninle oynarım. Çünkü.... Ben dost’unum. Devamı