16 05 2008

radyo dinle

  _uacct = "UA-134211-3"; urchinTracker(); _uff = 0; _uacct = "UA-482556-13"; urchinTracker(); _uff = 0; !!!RADYOYA İSTEK YAP!!!  ... Devamı

29 04 2008

sorumluluk

Sorumluluk Genellikle belirli bir yola girmiş olan ve “bilgilenmenin getirdiği idrak ve farkındalıkla, insanın vicdanında oluşan bir duygudur” sorumluluk. Öğrenilen her yeni bilgi insana sorumluluk getirir. Elde edilen bu sorumluluk duygusu, daha sonra insanı kendine ve bütüne hizmet etmeye yöneltir. Sorumluluk duygusuna bu açıdan baktığımızda çok önemlidir. Şimdi konuyu biraz daha açalım.   Bilgilenme (Ruhun ihtiyacı olan herşey)Sorumluluk (Vicdan)Bilinçli veya bilinçsiz, ruhunun ihtiyacı doğrultusunda çeşitli deneyimler geçirerek bilgilenmeye çalışan insanın karşısına, bir müddet sonra onu geliştirecek ve yükseltecek olan bilgiler çıkartılır. (Hepimizin karşısına çıkartıldığı gibi.) Bu ilahi yasanın bir gereğidir. “Her insana, hayatında birkaç defa kendini onarma ve yükseltme hakkı tanınır”. Bu ilahi yasayı iyi değerlendirerek, bilgilenerek yükselmeye başlayan varlıklar, bir zaman sonra belirli bir idrak ve farkındalığa ulaşırlar. Bu bir uyanıştır. İşte bu uyanış döneminin en önemli bilgisi ise, SORUMLULUK’tur. İnsan ilk önce, kendini geliştirme sorumluluğunun farkındalığını yaşar. Daha sonra da çevresinden ve bütünden. Hiçbir insan ömrü boyunca sorumluluk almadan yaşayamaz. Eğer böyle davranırsa gelişmesi durur ve olgunlaşamaz.Yazının başında sorumluluğu, “bilgilenmenin getirdiği idrak ve farkındalıkla, insanın vicdanında oluşan bir duygudur” diye tarif etmiştik. Evet, her insanın kendi ruhsal tekamül seviyesine uygun olarak, bir idraki (anlayışı), hissedişi ve düşünüşü vardır. Bu, o insanın gerçeğini ifade eder. Evrende her ne kadar ruh varlığı varsa, o kadar tekamül farkı ve vicdan derecesi vardır. Dolayısıyla herkes kendi vicdan hükümlerine göre sorumludur. Yani insanı yaptıklarından dolayı sorumlu tutan vicdanıdır. Peki “vicdan” nedir?Ruhsal bilgiye göre vicdan;“ruhun öz malı olan bir yetenektir, kudrettir. Ve tekamül oranında gelişir. Denetleyici, hesap sorucu ve ayırt etme... Devamı

29 04 2008

büyüklük taslamaaaaa..

Alçak Gönüllülük / Tevâzu    Alçak Gönüllülük /Tevâzu Tevâzu; yüzü yerde olma ve alçakgönüllülük manâlarına gelir ki, tekebbürün zıddıdır. Onu, insanın Hakk karşısında gerçek yerinin şuurunda olup, ona göre davranması ve halk arasındaki durumunu da bu anlayış zâviyesinden değerlendirip, kendini insanlardan bir insan veya varlığın herhangi bir parçası kabul etmesi şeklinde de yorumlayabiliriz. Kibir ise kişinin kendini başkalarından büyük sanmasıdır, bunun açığa vurulmasına da tekebbür denmiştir. Yani kibir bir büyüklük zannıdır; insanın kendisini, olmak isteyip de olamadığı şey sanmasıdır. Bazıları tevâzuu, kendinde zâtî hiçbir kıymet görmeme; bazıları, insanları, insana yakışır saygıyla karşılayıp onlarla muamelesinde mahviyet içinde bulunma; bazıları İlâhî inayetle fevkalâde bir muameleye tâbi tutulmazsa, kendini halkın en hakiri görme; bazıları da benlik hesabına içinde beliren büyük-küçük her çeşit dahilî kıpırdanışa karşı hemen harekete geçip onu olduğu yerde boğma cehdi ve gayreti şeklinde tarif etmişlerdir ki, her birinin kendine göre hem bir mahmili, hem de tarzı telâkkisi vardır. Hz. Ömer'i (r.a.) omzunda kırba, su taşırken gören bir sahabe sorar: "Bu ne hal ey Allah Rasulü'nün halifesi!"O: "Dış ülkelerden bir kısım elçiler gelmişti, içimde şöyle böyle bir şeyler hissettim, o hissi kırmak istedim." der. Onun sırtında un taşıması, minberde kendini levmetmesi, levmedenlere ses çıkarmaması hep bu kabil hazm-ı nefisle alâkalı hususlardan olduğu gibi; valiliği döneminde Ebû Hureyre'nin, şuna-buna sırtında odun taşıması; Zeyd b. Sâbit'in, kadı olduğu bir dönemde İbn Abbas'ın elini öpmesi; buna mukâbil Tercümânü'l-Kurân'ın da onun atının üzengisini tutması; Hz. Hasan'ın, ekmek kırıklarıyla oynayan çocuklarla oturup, onların yediğinden yemesi hep birer mahviyet ve tevâzu örneğidir. Allah, Kur'ân-ı Kerim'de, Resûlullah da sünnetinde tevâzu etrafında o kadar tahşidat yaparlar ki... Devamı

13 04 2008

başarmak için bazen duymayacaksın

Olumsuz düşünen insanları duymayın, onlar kalbinizdeki ümitleri çalarlar.   Günlerden bir gün; Kurbağaların yarışı varmış. Hedef; çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmış ve yarış başlamış.   Gerçekte seyirciler arasında hiç biri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş.Sadece şu sesler duyulabiliyormuş   "Zavallılar! hiç bir zaman başaramayacaklar!"   Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş. Seyirciler bağırmaya devam ediyorlarmış   "Zavallılar! hiç bir zaman başaramayacaklar!"   Sonunda bir tanesi hariç, hepsinin ümitleri kırılmış ve bırakmışlar. Ama kalan son kurbağa büyük bir gayret ile mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı başarmış. Diğerleri hayret içerisinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler. Bir kurbağa ona yaklaşmış ve sormuş;   "Bu işi nasıl başardın" diye.   O anda farkına varmışlar ki; Kuleye çıkan kurbağa sağırmış!   Olumsuz düşünen insanları duymayın!….. Onlar; Kalbinizdeki ümitleri çalarlar!. Kimsenin ümitlerinizi çalmasına izin vermeyin   alıntıdır...dk..develi kayseri... Devamı

22 03 2008

iş hayatında başarılı olmak dk

19 Ocak 2008, 20:29:14* Eğer işiniz başka hiçbirşeye zaman bırakmayacak kadar yoğunsa yanlış giden birşeyler var demektir; sizinle ya da işinizle ilgili. William J. H. Boetcker * Bilmediğiniz şeyin size zarar vermeyeceğini büyük ihtimalle duymuşsunuzdur, ama iş hayatında verir. C. S. Lewis * İş hayatı bütün lise ve üniversitelerden daha zor bir okuldur. Thomas A. Edison * İş hayatındaki sürprizlerin yüzde doksan dokuzu olumsuzdur. Harold S. Geneen * İş hayatını seviyorum çünkü rekabet var; çünkü kelimeler yerine yapılanlar ödüllendirilir. İş hayatını seviyorum çünkü ciddiyet ister ve bügünün işiyle uğraşırken yarını düşünmeme fırsat vermez. İş hayatını seviyorum çünkü düzeltmeye değil yapmaya çalışır; çünkü bencilcedir, iki yüzlülüğe ve duygusallığa yer yoktur. İş hayatını seviyorum çünkü hatayı, uyuşukluğu verimsizliği cezalandırıp; elinden gelen herşeyi ortaya koyanları fazlasıyla ödüllendirir. ...yazı devam eder... Son olarak, iş hayatını seviyorum çünkü hergün taze bir maceradır. Robert Hervey Cabell *İş hayatı inanç talep eder, ciddiyet gerektirir, yürek ister, dürüstçe bencilliktir, hata affetmez ve hayatın ta kendisidir. William Feater * Ticarette iyi olmak sanatın en şaşırtıcı dalıdır. Andy Warhol * İş hayatındaki en büyük yetenek diğerleriyle iyi geçinip onların yaptıklarında etkili olabilmektir. John Hancock * Her büyük insanın içinde idealist bir dokunuş vardır. Wilson * İş hayatı sekse benzer. İyi olduğu zaman çok iyidir; pek iyi olmadığı zaman, yinede iyidir. George Katona * Bazıları özel girişimi vurulması gereken bir yırtıcı olarak görür, diğerleri ise sağılması gereken bir inek olarak.. Ama arabayı çeken güçlü bir at olduğunu görenler çok azdır. Sir Winston Churchill * Ben de diğer insanlar gibiyim. Tek yaptığım talebi karşılamak. Al Capone * İş hayatında paranoya bir psikoz değildir, gerçektir; belki de hayatta kalmanın yoludur. Fred Adler * Ticaret, saygı duyulması gereken bir savaş gibidir. Ana strateji doğruysa yapılacak sayısız taktik ha... Devamı

06 02 2008

mükemmel olmak...dk..

İŞTE FORMÜLLER KENDİNİZİ TARTIP DEĞERLENDİRİNİki şey seni "vasıflı insan "yapar:1 İradeye hakim olmak2 Uyumlu olmakİki şey sana "e değer" katar:1 Hitabet ve diksiyon eğitimi almak2 Anlayarak hızlı okumayı öğrenmekİki şey seni geri bırakır:1 Kararsızlık2 Cesaretsizlikİki şey seni kaşif yapar:1 Vasıflı çevre2 Birazcık delilikİki şey senin ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:1 Baskın yeteneğini bulmak2 Cidden sevdiğin işi yapmakİki şey başarının sırrıdır:1 Ustalardan ustalığı öğrenmek2 Kendini güncellemekİki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:1 Niyetin saf (halis) olması2 Ruhsal farkındalıkİki şey seni milyonlarca insanlardan ayırır:1 Problemin değil çözümün parçası olmak2 Hayata ve herşeye yeni (özgün,orijinal,farklı)bakış açısıylayaklaşabilmek.İki şey gelişmeyi engeller:1 Aşırılık (mübalağa,abartı,ifrat,tefrit)2 Felaket odaklılıkİki şey çözüm getirir:1Tebessüm (gülümseme,sırıtma veya kahkaha değil!)2 Sükut (susmak)İki şey"kalitesiz insan"ın özelliğidir:1 Şikayetçilik2 Gıybet,dedikoduİki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer:1 Bakış açısını değiştirmek2 Empati yapmak (muhatabın yerine kendini koymak)İki şey yanlış yapmanı engeller:1 Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek2 Kul hakkından korkmakİki şey seni gözden düşürür:1 Demagoji (laf kalabalığı)2 Kendini ağıra satma (övme,vazgeçilmez gösterme vs ..) ALINTIDIRdk develi kayseri... Devamı

26 01 2008

idealler ve hayaller çalışmakla bir gün gercekleşir....

Ben bu başarıyı, her toplantıya çeyrek saat erken gitmekle kazandım.dk.. Devamı