06 12 2013

Fotoğraf

Fotoğraf |  görsel 1

EĞİTİM SEKTÖRÜ PROJELERİMİZ. *Okul Öncesi Eğitimi Yaygınlaştırma Projesi, *İlk ve Ortaokullarda Okullaşma Oranını Arttırma ve Devamsızlığı Önleme Projesi, *Ortaöğretimde Okullaşma Oranını Arttırma ve Devamsızlığı Önleme Projesi, *Yaygın Eğitimin Geliştirilmesi Projesi, *Okullar Hayat Olsun Projesi, *Güvenli Okul-Güvenli Eğitim Projesi, *Beyaz Bayrak Projesi, *Yüksek Okul Kam püsü Projesi, *Okullar Kam püsü Projesi, *Nesiller Buluşuyor Projesi, *Serbest Kürsü Projesi,   *Eğitimde Yönlendirme ve Yükseköğretime Yönlendirme Projesi,   *Okul, Aile ve Öğrenci İşbirliğini Geliştirme Projesi,   *Değerlerimiz (Bilime, Sanata, Spora Kabiliyetli Öğrenci Tespiti) Projesi,   *Mesleğim Var Projesi(İş-Kur İşbirliği),   *Anne-Baba Eğitimi Projesi,   *Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurdu Projesi,   *Fatih Projesi,   *Sınavlarda Başarının Arttırılması Projesi,   *Orta Öğrenim Öğrenci Yurdu Projesi,   *Eğitim Almış/Almamış Engelli Bireyleri Tespit Etme ve Topluma Kazandırma Projesi (Özel Alt Sınıf Projesi),   *Toplum Hizmeti Projesi,   *Sınavlarda Başarının Arttırılması Projesi, Devamı

13 03 2013

Özeleştiri Yapmak

Özeleştiri Yapmak |  görsel 1

Özeleştiri Yapmak, Gelişim İçin Gereklidir Eleştiri; ‘‘Bir insanı, bir eseri, bir durumun, olumlu ve olumsuz yönlerinin nesnel bir yaklaşımla irdelenerek değerlendirilmesi ve ifade edilmesi’’ şeklinde tanımlanabilir. Edebî eleştiri, bilimsel eleştiri, nesnel eleştiri gibi çeşitlilik gösterebildiği gibi eleştiri yapılırken kullanılan araçlar da birbirinden farklıdır. Eleştiri, eğitimde başarı ve gelişim için gereklidir. Eleştirmenin ve eleştirilmenin toplum, görgü ve saygı kuralları içerisinde yapılması gerekmektedir. Özeleştiri yapan (kendini eleştirme) kişi, yaptığı yanlışlıkları, eksik yönlerini daha iyi görür. Özeleştiri yapmak, başkalarını eleştirmeden önce çok iyi düşünmeyi ve düşüncelerini açıklarken daha insaflı davranmayı sağlar. Kendi özelliklerini bilmeyen, düşünen bir birey, eleştirilerinde yıkıcı olacak ve yine kendisine yönelik eleştirileri bir gelişim aracı olarak göremeyecektir. Eğitsel Eleştiri Öğrenci-Öğretmen Diyaloğunu Güçlendirir Eğitsel eleştiri ise; okulda bir gün boyunca gerçekleştirilen bütün eğitim çalışmalarının (faaliyetlerin) izlenmesi, değerlendirilmesi ve geliştirilmesine yönelik çalışmaların bütünüdür. Yapılan çalışmaların (resim, ödev, anlatım) istenilen neticeye ulaşıp ulaşmadığı değerlendirilir. Eğitim faaliyetlerinde eleştiri genellikle öğrenci çalışmasını sonuçlandırdıktan sonra gerçekleşir. Bununla birlikte öğretmen faaliyete başlarken öğrencilerin de düşüncelerine yer verdiğinde konunun başka boyutları, daha kolay yöntemleri ortaya çıkar. Böylelikle öğrencilerin derse katkısı artar ve öğretmen-öğrenci iletişimi güçlenir. Eğitsel eleştiri ile öğ... Devamı

15 02 2013

kılavuzu karga olanın ....

kılavuzu karga olanın .... |  görsel 1

Kılavuzu karga olanın burnu pislikten kurtulmaz atasözü ve açıklaması Kötü huylara sahip veya yeteneksiz kişilerin ardından giden kişilerin başı beladan kurtulmaz. Kötü rehber ve kötü arkadaş edinmek zarar ve ziyana davetiye çıkartmaktır. Fikirlerine itimat edilen kişilerin her bakımdan dürüst ve başarılı olması kaçınılmazdır. Kötü kişilerin sözüne uymamak gerektiğini veya başkalarını dinlediği için zor durumda kalan kişileri azarlamak ve sitem bildirmek üzere söylenir “Kılavuzu karga olanın burnu pislikten kurtulmaz” atasözünü duymayan yoktur. Yani; bir işi yaparken, bir eyleme girişirken kime danışılacağı, kimden gelecek söz veya tavsiyelere kulak verileceği konusunun çok iyi hesap edilmesi gerektiğini anlatan bir atasözü.. “Yanlış hesap Bağdat’tan döner” atasözü de herkese malum.. Yani; yanlış bir yolda olduğunu anlayan kişi, bu uğurda ne kadar emek, zaman veya para harcamış olursa olsun, o yolu terk edip doğru olan yola yönelmelidir. Azmin elinden bir şey kurtulmaz (ne kurtulur?) atasözü ve açıklaması Her hususta sağlam niyet önemlidir. Sonrası sebat ve sabırla çalışmaktır. Azimli kişide bunların üçü bir arada bulunur. Bu durumda azimli kişinin başaramayacağı iş, üstesinden gelemeyeceği başarı yoktur. Azimle hareket edenleri takdir ve her hususta azmin gerekliliğini tavsiye için söylenir.   Ahlakın yanına nezaketi; maneviyatın yanına samimiyeti koyabildik mi? Bu dünyadaki en hassas terazi insanın içidir   Devamı

14 02 2013

edebalinin osman gaziye nasihati....

edebalinin osman gaziye nasihati.... |  görsel 1

    Ey Oğul! Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana... Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana.. Ey Oğul! Yükün ağır, işin çetin, gücün akıla bağlı, Allah Teala yardımcın olsun. çalışmalarını mübarek kılsın. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin. Sen ve arkadaşlarınız çalışmayla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla bize vaat edilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz. Oğul! Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin.. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!.. Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir. Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır. İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Dünya, senin gözlerinin gördüğügibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin fazilet ve... Devamı

09 06 2012

kurtuluş savaşı hazırlık dönemi

KURTULUŞ SAVAŞI HAZIRLIK DÖNEMİ HAVZA BİLDİRİSİ (Genelgesi) Mustafa Kemal, İzmir’in işgalini Anadolu’ya duyurmak ve milli bilincin uyanmasını sağlamak için bir genelge yayımladı. ü İşgallere karşı protesto mitingleri yapılacak ü İt. Dev. Ve İstanbul hükümetine işgalleri kınayan telgraflar çekilecek. Önemi: - Milli direniş bilinci ilk defa uyandırıldı. - ... ...Kaynak : afakay7171.blogcu.com Devamı

27 02 2012

Fotoğraf

Fotoğraf |  görsel 1

...Kaynak : fotomodo.blogcu.com Devamı

01 02 2012

Hareketli Manzara Resimleri

Hareketli Manzara Resimleri |  görsel 1

www.harbiforum.org Kaynak : yukseksesle.blogcu.com Devamı

26 01 2012

mutlu ailie olmanın kuralları...

mutlu ailie olmanın kuralları... |  görsel 1

  google_protectAndRun("render_ads.js::google_render_ad", google_handleError, google_render_ad); height="1" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/s/iframes_api_loader.html" style="visibility: hidden; position: absolute" width="1">> var GGAff = {id:13025, width:234, height:60, direction:"Vertical", performance:"high"}; GGAff.errorMessage = '';     Çocuk psikiyatrisi uzmanı Dr. İsmail Yavaş, aile  mutluluğunun sağlanmasında sevgi ve saygının ‘altın kural’ olduğunu söyledi. Bireylerin karşılıklı saygıyı elden bırakmaması halinde huzur içinde bir hayat sürdürülebileceğine dikkat çeken Yavaş, bu konuda özellikle ebeveynlere önemli görevler düştüğünü ifade etti. Mutluluğun sırlarını maddeler halinde bir araya getiren Dr. Yavaş, ailelerin bunları uygulamaya çalışmasını tavsiye etti. Dr. Yavaş, hayatı ‘havaya atılan beş top’a benzetirken, bunları iş, sevgi, sağlık, dostluk ve benlik olarak sıraladı. Bunlar arasında sadece ‘iş’in lastik bir top olduğunu söyleyen Yavaş, şunları dile getirdi: “Bu top, düşmesi halinde tekrar zıplatılabilir ancak diğer dördü camdan yapıldığı için her an kırılabilir. Hayatımızı bu bilinçle yönlendirmeliyiz.” Eşinize sevdiğinizi söylemekten kaçınmayın Eşler, sevgilerini her vesileyle birbirine ifade etmeli. İncitici tenkitlerden titizlikle sakınmalı ve affedici olmalı. Tartışmayı çıktığı noktada tutmaya çalışmalı. Geçmişte kalmış bir konuyu hatırlatmamalı. Daha sonra hatalıysa özür dilemenin de bir fazilet olduğunu unutmamalı. Geçmiş deneyim ve hatıralardan söz edilmemeli. Aşırı idealist olmamalı ve karşı taraftan mucizeler beklenmemeli. Eşe güven telkin edilmeli. Mutlu olabilmek içi... Devamı

26 01 2012

güneş bak.....

  Güneş için ısıtmamak nasıl imkânsız ise, yüksek rûhlar için de insanlara acımamak, ızdırap ve çileler karşısında duygusuz kalmak, öyle imkânsızdır. Merhamet, bütün âleme yaygın ilâhî bir cevherdir. Hak dostlarının yüreği ise, merhametin bitmez tükenmez hazînesidir. Onların nazarında nefsi besleyen fânî rağbet ve alâkaları bir kenara bırakıp rûhu besleyen güzel davranışlarla amellerini ebedîleştirenlerin elde edeceği kazanç, hem ebedî hem de daha güzeldir. İnsanın bu dünyâda elde edeceği en kıymetli kârlar da sadece böyle amel-i sâlihlerdir. Diğer kazançlar ise, tek tek geri verilen geçici emanetlerdir. Nitekim hadîs-i şerîfte buyurulur:    Rasûl-i Ekrem'in âilesi bir koyun kesmişlerdi. Birçok infaktan sonra Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ondan geriye ne kaldığını sordu. Hazret-i Âişe -radıyallâhu anhâ-:    "- Sadece bir kürek kemiği kaldı." dedi.    Bunun üzerine Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:    "- Desene (Yâ Âişe), bir kürek kemiği hariç hepsi bizim oldu!" buyurdular. (Tirmizî, Kıyâme, 33)   Kaynak : kdeniz17.blogcu.com Devamı

14 07 2011

sabır...

SABIR: bir etkiye karşı doğal direnç, bir yayın yapısı greği mukavemet göstermesi gibi Kur`an`da, direnme, karşı koyma, yılmama, dayanma, inancının mücadelesini vermede her türlü zorluğa ve zulme direnme, başa gelen acı ve kötü olaylara karşı dayanmanın ve umutsuzluğa (ye`ise) düşmemenin karşılığında kullanılan sabır; aynı zamanda harama ve günaha sürükleyecek nitelikteki nefsin arzu ve isteklerine karşı koymak anlamına da gelmektedir. Ne var ki zamanla gerçek anlamını yitiren ve anlam değişikliğine uğrayan sabır kavramı, Müslümanın anlayışında da değişiklik yaparak onu zulme seyirci yapmış, haksızlıklara karşı rıza göstererek boyun eğdirmiş, her türlü kötülüğe ve fitneye karşı sessiz hale getirmiş, izzet ve şerefinin ayaklar altında çiğnenmesine tepki gösteremez hale düşürmüştür. Oysa ki, Müslüman`dan istenen sabır, küfre, zulme ve haksızlığa karşı verdiği mücadelede, Allah`ın dinini yeryüzüne hakim kılmak için yaptığı cihad`da karşılaşacağı her türlü zorluğa karşı direnmek, başına gelecek her türlü belaya karşı yılmadan, usanmadan yoluna devam etmede kararlı olmak ve her türlü çileye karşı dayanmaktır: " Rabb`in, türlü eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra savaşan ve sabredenlerin yanındadır. Elbette bütün bunlardan sonra Rabb`in bağışlayan, esirgeyendir" (Nahl-110) Sabır korkaklık ve ürkeklik değil, cesaret ve yiğitliktir. Sabır, yeis değil, umuttur. Kur`an`da sabır, genellikle "sabretmek ve salih amel işlemek", "cihad edip sabretmek, " ``sabredip takva sahibi olmak" kalıpları ile kullanılmaktadır, Bu nitelemeler de bize, sabrın, salih amelle, cihad etmeyle, takva ile içice ve birlikte olduğunu göstermektedir. Sabrın Kuran’daki a... Devamı

12 07 2011

üzüm...

, A, B1, B2, C vitamininin yanı sıra bünyesinde potasyum, magnezyum içeren üzümün insan sağlığı açısından tek başına bir eczane olduğunu söyledi. Üzümün yararlarının sayılamayacak kadar çok olduğunu dile getiren Prof. Karadeniz, özellikle baş ağrısı ve kansere karşı üzümün koruyucu etkisi olduğunu dile getirdi. Asabı bozulanların da üzüm yemesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Karadeniz, üzümün yararlarını şöyle sıraladı: "Üzüm bağışıklık sistemini kuvvetlendirmektedir. Böbrek ve karaciğerin işlevini artırır, karaciğer hastalıkları ve kansızlığın tedavisinde etkilidir. Kanın temizlenmesine, vücutta yağların erimesine yardımcı olur. Vücutta biriken zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlar. Yağlı bileşiklerin kılcal birikmesini engelleyerek ve kanı sulandırarak kalp-damar sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur. İçerdiği resveratrol maddesi sayesinde kansere karşı vücudu korumakta görev almaktadır. Vücudu virüslere karşı dirençli hale getirir. Kabuk ve çekirdekleri mideye zarar vermeden sindirimi hızlandırır, bağırsak sisteminin çalışmasını düzenler, bağırsak sancısını giderir. Cüzamdan kurtulmak için bolca kuru üzüm yenilmelidir. Hamilelik veya bacaktaki şişliklerin giderilmesinde ekşi üzüm suyu lapası şiş uzuvlara sarılmalıdır. Cinsel gücü artırır, genel vücut zayıflığını giderir. Sedeften kaynaklanan yaralara sürülerek şifa bulunur. İçerdiği besin, vitamin ve mineraller sayesinde güzellik iksiri ve zayıflama rejimlerinde kullanılmaktadır. Beyinin enerji kaynağıdır. Cildin taze ve temiz bir görünüm almasını sağlar, alerji ve kireçlenmelerde iltihap oluşumunu engeller. İçerdiği biflavonoidler sayesinde C vitamininin etkinliğini artırır. Kuru &uu... Devamı

11 06 2011

dua....

      EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYDANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİİM Ey Rabbimiz ! İbadetlerimizi, taatlerimizi kabul et. Şüphesiz ki sen dualarımızı işiten, niyetlerimizi bilensin, tevbelerimizi kabul et. Şüphesiz sen, tevbeleri çokça kabul edensin Allah ım, Dinim, Dünyam, Çoluk çocuğum ve malım içinde sağlık ve afiyetle yaşamamı nasip eyle. Allah ım, kusurlarımı ört, beni korktuklarımdan emin eyle. Allah ım, önümden, arkamdan, sağımdan solumdan, üstümden ve altımdan gelecek tüm kötülüklerden sana sığınırım.Allah ım, vücuduma sağlık ver. Kulağıma sağlık ver, Senden başka ilâh yoktur.. Allah ım, Küfürden, fakirlikten, kabir azabından sana sığınırım. Senden başka ilâh yoktur.. Allah ım, Benim Rabbim sensin. Senden başka ilâh yoktur. Beni Sen yarattın, ben senini kulunum. Elimden geldiğince sana verdiğim kulluk sözü üzerindeyim. Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım. Bana olan nimetlerini ve bu nimetlere karşı benim günah ve kusurlarımı itiraf ediyor, beni bağışlamanı diliyorum.Senden başka günahları bağışlayacak yoktur Allah ım, kederden, tasadan,âcizlikten, tembellikten,cimrilikten, korkaklıktan, borç altında ezilmekten, düşmanlara yenilmekten sana sığınırım.Allah ım, bu günün önünü salah, ortasını felâh, sonunu başarılı kıl. Bize dünya ve ahiret iyiliği ver. Ey Merhametlilerin en merhametlisi Allah ım,! Haksızlık etmekten, haksızlık edilmekten, saldırmaktan, saldırılmaktan, hata işlemekten, bağışlamayacağın bir günaha düşmekten sana sığınırım. Allah ım, beni en güzel amellerle en güzel ahlâk sahibi olmaya ilet, senden başka güzel ahlâka götürecek yoktur.Allah ım, beni kötü amel ve kötü ahlâktan uzakla... Devamı

09 06 2011

dost...anlamak başka bir şey..

Bütün kâinata okunması gereken bir kitap, dinlenmesi gere­ken bir senfoni, görülmesi gereken bir tablo gibi bakabilsek. İçinde yaşadığımız hayat, kalp gözü açık olanlar için bir cennet. Akıl almaz güzellikler, incelikler, ibretler, hikmetlerle dolu. Ne yana bakarsan bak, Allah’ın vechi oradadır. İçimizde uyuklayan ve uyanmak için bir temâs, bir ses, belki bir kelime bekleyen nice gerçekler vardır. İnsanoğlu, Kur’an’da anlatılmış olanları henüz anlamadı. O bilgileri anlayabilecek düzeye henüz gelBunların yanında kafa ile öğrendiğimiz, hafıza yardımı ile saklamaya çalıştığımız bilgi­ler ne kadar sönük, ne kadar zavallı kalıyor. En olmayacak gibi görünen nedenlerle, bazen bir bakış, bir davranış, bir ses tonu ile birden düğümlerin çözüldüğü oluyor. Yıllarca önceydi. Bir ak­şamdı. Danıştay’dan çıkıyordum. O gün beni üzen, kıran, inci­ten bazı durumlar olmuştu. Çok zor yürüyordum. İçimde gittikçe büyüyen bir bezginlik, bir sıkıntı vardı. Dudaklarımda Yunus’un mısraı, mırıldanıyordum. “Bunca varlık var iken gitmez gönül darlığı” diyordum. Birden Danıştay’ın önündeki parkın bahçıva­nının sesini duydum. Anadolu’nun o yiğit, o mert çocuğu, sevgili Mustafa “Merhaba Sabri Bey nasılsın?” dedi. Sesi yeni doğan güneşin ilk ışıkları gibi idi. Huzur veren, sükûnet veren, dinlen­diren bir ses. O seste hiçbir sun’îlik, samimiyetsizlik, riyakârlık yoktu. Yeni yağmış kar gibi bembeyaz, tertemizdi. Birden içimin ışıdığını, aydınlandığını hissettim. Sıkıntılarım duman gibi dağıl­dı. Yok oldu. Kendimi çok ama çok güçlü hissettim. Düşün&... Devamı

09 06 2011

dua......sohbet...sabır....sukunet...huzur....

“Hamd, âlemlerin Rabbi Allah içindir. Rahmandır, Rahimdir. Din gününün sahibidir. Sadece senin için ibadet eder ve senden yardım isteriz. Bizi dosdoğru yola ilet. Nimet verdiğin kimselerin yoluna; Kendilerine gazap edilmişlerin ve sapıtmışların yoluna değil.” (Fatiha 1/1–7).  “Allah’ın yardımı ve fetih geldiği ve insanların dalgalar halinde Allah’ın dinine girdiğini gördüğün zaman, Rabbini hamd ile tesbih et, O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tövbeleri çok kabul dendir.” (Nasr 110/1–3).  Yukarıda meallerini verdiğimiz Fatiha ve Nasr surelerinin mesajları ve birbirleriyle olan ilişkileri bağlamında bir yolculuğa çıkacağız. Yürüyeceğimiz yolun “Rabbini hamd ile tesbih et”uyarısına uygun olarak Sırat-ı Müstakim olmasını dileriz…  Kur’an’daki surelerin İniş sırasına göre baktığımızda rivayetlerin çoğuna göre bütün olarak inen ilk sure Fatiha, son sure ise Nasr suresidir. Fatiha suresi inmeden önce ayetleri değişik zamanlarda bölümler halinde inen Alak, Kalem, Müzzemmil ve Müddessir sureleri var. Bu surelerde verilen mesajları alan insan kendisini bir kapı eşiği önünde ve karar aşamasında bulur. Başka bir deyişle, adeta bir sözleşme yapıp yapmama ile karşı karşıya kalır…  Dört suredeki mesajlarla yürüyen insan, geldiği hayat memat kapısı önünde kendisine şöyle bir soru sormayı gerekli görür/görmelidir; “Kapıyı açıp vahiy doğrultusunda Allah ile birlikte mi yürümeliyim, yoksa kapıdan geri dönüp kendi heva ve heveslerimin/kaprislerimin esiri olarak mı hayatımı sürdürmeliyim?” Şöyle de diyebiliriz; Şu geçici yaşamda insan olma sorumluluğunu yerine getirmek için Allah ile b... Devamı

09 06 2011

dost...

Gönüller birdir dünyalar ayrı olsa da. Arkadaşlıklar,sevgiler,  umrumda değil dünya yansada biz dostu unutmayız dost uzakta olsada. __________________________________________________________________________________ Dost  unutulunca kahrından ölürmüş.Biz dostlarımızı kır çiçekleri gibi avucumuzda değil  yüreğimizde saklarız. ____________________________________________________________________________________ Dost deniz kenarındaki taşlara benzer.Önce tek tek toplarsın sonra birer birer denize atarsın ancak bazılarına kıyamazsın.İşte sen o kıyamadıklarımdansın  Devamı

25 04 2011

dürüst ve kararlı olmak ....

        Koşullar ne olursa olsun, zarar göreceğimizi bilsek de doğru sözden, adaletli davranmaktan vazgeçer miyiz? Hepimiz bu soruyu kendimize soralım… Çok büyük bir hata yapmış olabilirsiniz. İşlediğiniz hatanın açığa çıkmasından ya da birilerinin zarar görmesinden çekinerek içinde bulunduğunuz zor durumdan ufak bir yalanla kurtulmayı mı düşünürsünüz yoksa dürüstlükten ve adaletten ayrılmamayı mı? Allah'a olan bağlılığımız ve O'ndan ne kadar sakındığımız, böyle bir durumda göstereceğimiz ahlakla ortaya çıkar. Ceza almaktan ya da zarar görmekten korkarak yalana başvurmak ancak imanı zayıf ve Allah korkusu noksan olan insanların yapacağı davranışlardır. Dünyevi çıkarı için ahiret hayatını ateşe atan bir insan kolaylıkla yalan söyler ve bu yalanını yeminle destekler. Korku ve endişe, insanı sağlıklı düşünmekten alıkoyar ve cennet ve cehennemin varlığını unutturarak sadece o anı kurtarmaya yöneltir. ‘Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir değere karşılık satanlar... İşte onlar; onlar için ahirette hiçbir pay yoktur, kıyamet gününde Allah onlarla konuşmaz, onları gözetmez ve onları arındırmaz. Ve onlar için acı bir azap vardır.’ (Ali İmran Suresi, 77) Bugün mahkemelerde görülen davalara şöyle bir bakarsak tarafların farklı iddialarda bulunduklarına şahit oluruz. İki ayrı iddia demek bir tarafın mutlak yalan söylediği anlamına gelir. Bu kadar kolay yalan söyleyebilen milyonlarca insanın var olması oldukça ürkütücü bir durumdur aslında. Bu karaktere sahip insanlarla aynı iş yerini, aynı evi ya da ortamı paylaştığımızı düşünelim. Böyle bir ortamda güven, bağlılık, sadakat gibi, ilişkilerde olması gereken... Devamı

22 04 2011

allah a tevekkül etmek

    Allaha dayanmak ve sadece ona güvenmenin bir diğer eş anlamı tevekküldür. Müslümanların yaşantılarının her saniyesinde var olması gereken bir kavramdır tevekkül. Çünkü bizler, inanan Müslümanlar olarak Allahın göstermiş olduğu yolda yürüyüp, ona karşı elimizden gelen kulluk vazifemizi yerine getirmekle mükellefiz. Bu vazifeleri yerine getirirken şüphesiz ki birçok engel ve zorluklarla da karşılaşacağız.          Gerçekten de yaptığı her amelinin yalnız Allah için olduğuna inanan bir Müslüman için karşısına çıkan zorlukların hiçbir ehemmiyeti yoktur. Çünkü Müslüman elinden geleni yapmışsa, bilir ki bundan sonrasında Allaha aittir, yalnızda değildir.   "Allah'a güven, dost ve dayanak olarak Allah yeter."(Ahzab-3)          Allah kendisine güvenen, yürekten inanan ve inandığı gibi yaşayan kulalarının emeklerini hiçbir şekilde boşa çıkarmamıştır. Bu dünyada sıkıntı çekseler bile öteki dünya da ödüllendirileceklerini şimdiden kitabında belirterek sıkıntılarını hafifletmiştir. Sıkıntılar karşısında sabretmelerine yardımcı olmuştur. Rabbimiz ankebut suresinde şöyle demiştir; 58- İman edip iyi ameller işleyenleri, altlarından çeşitli ırmaklar akan ve içlerinde sürekli kalacakları yüksek köşklere yerleştiririz. İyi işler yapanların alacakları ödül ne güzeldir!59- Onlar ki, sıkıntılar karşısında sabrederler ve sadece Rab’lerine güvenirler. Öyle ki Rabbimize tevekkülün ona sonsuz güvenimizin örnekliliğini dilerseniz Resullerin gösterdikleri rabbani tavırlarla örneklendirelim. Ateşin suya dönüşeceğ... Devamı

22 04 2011

SANA SIGINIRIM ALLAHIM

ALLAH'ım! Kederden ve üzüntüden, acizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, borç yükünden ve insanların kahrından sana sığınırım. Ebû Davud, "Sâlat", 367 Dj_Samet   Devamı

21 04 2011

bak...

Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründügün gibi ol.     Devamı

21 04 2011

mevlana dan..

Ey oğul, herkesin ölümü kendi rengindendir. Düşmana düşmandır, dosta dost! Ayna Türk'e nazaran güzel bir renktedir. Zenciye nazaran o da zencidir. Ey can, aklını başına devşir. Ölümden korkup kaçarsın ya; doğrusu sen, kendinden korkmaktasın. Gördüğün, ölümün yüzü değil, kendi çirkin yüzün. Canın bir ağaca benzer; ölüm onun yaprağıdır. İyiyse de senden yetişmiş, yeşermiştir; kötüyse de. Hoş nahoş... gönlüne gelen her şey senden, senin varlığından gelir. Devamı: http://www.yenimakale.com/mevlana-sozleri.html#ixzz1KAKqFIUZ Devamı

21 04 2011

Fotoğraf

Fotoğraf |  görsel 1

Devamı

21 04 2011

sabır....

  Ayşe Sucu aysesucu@turktime.com   Sabır hiç kuşkusuz basit bir kabulleniş değildir. İnsanın yaratılışındaki en yüksek iradeye, kendi iradesiyle bir rıza gösterişidir; ama bu, ancak kendi üzerinde bir iktidar kurmuş ise mümkündür. İman insanının, şahsiyetini oluştururken her düzlemde ihtiyaç duyacağı kavramlardan biridir sabır. Darlıkta, zorlukta, güçlükte, imkânsızlıklarda, yasaklarda, doğru ve güzel işlerin ve ritüellerin devamında, kısaca söylemek gerekirse, insanın değerlerine uygun bir hayat standardı oluşturmakta tutunacağı en güçlü değerdir. Müminin hayatı en genel anlamda sabır ile şükür arasında geçer. Dolayısıyla sabrın çok iyi anlaşılması gerekir. Hangi insan tipi olursa olsun, zengin-yoksul, zayıf- güçlü, sağlıklı-hasta vb. şükredeceği pek çok şey olduğu gibi sabırla, metanetle karşılaması gereken hadiseler de olacaktır… Dolayısıyla sabır ile şükür arasında sıkı bir ilişki söz konusudur. Bir başka ifadeyle verilenleri, elinde olanları görmek istemeyen, fark etmeyen insanın sabırlı olma ihtimali zayıftır. Sabrı genel bir kavram olarak alırsak, rahatlamanın, mutluluğun ve başarının anahtarı olduğunu söyleyebiliriz. İrade eğitiminin sabırsız yapılabilmesi mümkün olmadığı gibi, Yaratıcıya ve yaratılanlara yönelik bütün sorumluluklarımızda her halükarda sabra ihtiyacımız vardır. Bundan dolayı olmalıdır ki Yüce Allah Kur’an’da “ sabırlı olun, sabrınızda ısr... Devamı

14 04 2011

güneş bak.....

  Güneş için ısıtmamak nasıl imkânsız ise, yüksek rûhlar için de insanlara acımamak, ızdırap ve çileler karşısında duygusuz kalmak, öyle imkânsızdır. Merhamet, bütün âleme yaygın ilâhî bir cevherdir. Hak dostlarının yüreği ise, merhametin bitmez tükenmez hazînesidir. Onların nazarında nefsi besleyen fânî rağbet ve alâkaları bir kenara bırakıp rûhu besleyen güzel davranışlarla amellerini ebedîleştirenlerin elde edeceği kazanç, hem ebedî hem de daha güzeldir. İnsanın bu dünyâda elde edeceği en kıymetli kârlar da sadece böyle amel-i sâlihlerdir. Diğer kazançlar ise, tek tek geri verilen geçici emanetlerdir. Nitekim hadîs-i şerîfte buyurulur:    Rasûl-i Ekrem'in âilesi bir koyun kesmişlerdi. Birçok infaktan sonra Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ondan geriye ne kaldığını sordu. Hazret-i Âişe -radıyallâhu anhâ-:    "- Sadece bir kürek kemiği kaldı." dedi.    Bunun üzerine Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:    "- Desene (Yâ Âişe), bir kürek kemiği hariç hepsi bizim oldu!" buyurdular. (Tirmizî, Kıyâme, 33)   Devamı

24 11 2010

para

ögretmenimBana neler öğretmiştinUnutmadım öğretmenimAma gel gör yine adamOlamadım öğretmenim* * * * * * * * * *Ezberledim hep dersiniYaşattılar hep tersiniMutluluğun adresiniBulamadım öğretmenim* * * * * * * * * *İnsanlığın adı paraBu hayatın tadı paraNe gerek var kitaplaraAnlamadım öğretmenim* * * * * * * * * * *Hanı doğru bükülmezdi?Hanı haklı ezilmezdi?Hanı dağlar yıkılmazdı?Yıkıldım be öğretmenim* * * * * * * * * * *Defter başka kalem başkaYaşadığım âlem başkaŞöyle güzel gerçek aşkaDüşemedim öğretmenim*     Devamı

24 11 2010

eve gidince iki tane portakal yemeliyim..

PORTAKALI ÖZETLERSEK:             Bileşimindeki etken maddeler C vitamini Karbonhidrat Potasyum Folik Asit Bioflavin Genel faydaları:   Soğuk algınlığı, grip, kas incinmesi, kalp hastalıkları ve felçten korur, Portakal suyundaki bir antioksidan olan bioflavin damarları ve kılcal damarları güçlendirerek kalbin zarar görmesini eng PORTAKALI ÖZETLERSEK:             Bileşimindeki etken maddeler C vitamini Karbonhidrat Potasyum Folik Asit Bioflavin Genel faydaları:   Soğuk algınlığı, grip, kas incinmesi, kalp hastalıkları ve felçten korur, Portakal suyundaki bir antioksidan olan bioflavin damarları ve kılcal damarları güçlendirerek kalbin zarar görmesini engeller, ezik ve çürüklerin daha çabuk iyileşmesini sağlar, İçerdiği C vitamini ve folik asit sayesinde öksürüğü azaltır, Kanın pıhtılaşmasını,mide ve pankreas kanserini önleyici etkisi vardır, İçerdiği yüksek potasyum tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur.Aynı zamanda,içerdiği  potasyum, cildin kuruyup kırışıklıkların oluşmasını da önler, Çocukların hastalıklardan korunması ve fiziksel gelişiminin tam sağlanması için gerekli olan cevherler dolu bir meyvedir. Kabuklarında bulunan uçucu maddenin bazı kanser türlerinin tedavilerinde çok önemli iyileştirici bir madde olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Özetle;portakalı ve diğer narenciye ürünlerini birer hayat iksiri olarak görmeli ve bütün yıl boyunca mutlaka bol tüketmelisiniz.Portakalın gerçek değeri daha ileri yıllarda anlaşılacakt... Devamı

24 11 2010

kayserili....

Kayserilinin oğlu kayseriliden para ister: - "Baba beş milyon verir misin?" Kayserili: - "4 milyon mu dedin? Napcan lan 3 milyonu, 2 milyon neyine yetmiyo! Al sana 1 milyon yeter!" der. Oğlu parayı alır ve: - "Hehe.. baba zaten 500 bin lira lazımdı.." der. Bunun üzerine kayserili: - "Bak sen kerataya, demek sahte para vermesem kazıklayacaktın beni.." der. Devamı

24 11 2010

nasrettin hoca...

  Bir gün Hoca, eşeğine binerek , arkasına takılan bir kısım insanlarla birlikte, camiden eve dönerken birdenbire durur, hayvandan iner ve yüzü insanlara dönük olarak eşeğe ters biner, yani semere ters oturur. Bunu görenler yaptığı hareketin nedenini sorarlar. Hoca şöyle der: — Düşündüm taşındım, eşeğime böyle binmeye karar verdim çünkü saygısızlığı hiç sevmem. Siz önüme düşseniz, arkanızı bana dönmüş olacaksınız; usulsüzlük saygısızlık olur. Ben önde gitsem, size arkamı çevirmiş olacağım ki bu da doğru değildir. Böyle ters bindiğim zaman ise hem ben önünüzden giderim, siz de ardımdan gelmiş olursunuz; hem de karşı karşıya bulunuruz! ... Devamı

15 11 2010

sabahları 2 yemek kaşıgı pekmez içmeliyiz..

kaynak: GeldiK http://www.geldik.com/alternatif-tip/37810-dut-pekmezinin-faydalari-dut-pekmezi.html   Pekmez, yüksek şeker içeriği nedeniyle iyi bir karbonhidrat ve enerji kaynağıdır. Ayrıca, mineralleri yoğun olarak içermektedir. Pekmez özellikle günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gereksiniminin büyük bir kısmını karşılamaktadır. Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziklilerin, tüberkilozlu hastaların, iyileşme dönemindeki kişilerin diyetinde yer alması önerilmektedir. Pekmezin çok iyi kaynak olduğu besin öğelerinden biri de kromdur. Dokuların krom içeriği hamilelikte, malnütrisyonda ve yaşla büyük ölçüde azalmaktadır. Krom, glikoz toleransa faktörünün yapısında bulunur. Ve insülün kullanımı ile glikoz metabolizmasını etkiler. Rafinasyon işlemi sonucunda gıdalardaki krom miktarının büyük ölçüde azaldığı göz önüne alınırsa pekmezdeki kromun önemi daha da belirginleşmektedir. Dut pekmezin 100 gramının sağladığı enerji besin öğeleri yüzde 0.1 yağ, yüzde 70,6 karbonhidrat, yüzde 4 kalsiyum, yüzde 0.1 demir ve vitamin-A, Vitamin-B1, vitamin-B2 içeriyor. 100 gram pekmezin sağladığı kalori ise 293. Pestilin diğer bir bileşeni, mükemmel bir besin maddesi olan süt ise yüzde 87,3 su, yüzde 3,5 yağ, yüzde 3,4 protein, yüzde 4,7 laktoz, yüzde 0,75 mineral maddeler ve vitaminlerden oluşuyor. 100 gramı 64 kalori veriyor.   Dut pekmezinin insan sağlığı için yararları:   1-Kansızlık çeken hastalarda çok büyük yararlar sağlar. 2-Mide hastalıklarına özellikle de ülser şikayetine karşı faydalıdır. kaynak: GeldiK http://www.geldik.com/showthread... Devamı

15 11 2010

zeytini faydaları..

Zeytin ve Zeytinyağı: Besleyici değeri çok yüksek bir besindir. Zeytinde bol miktarda protein, yağ, A, C, E vitaminleri ile kalsiyum, fosfor, kükürt, klor, magnezyum mineralleri vardır. Zeytinin ve Zeytinyağının Faydaları: İştah açar. Mideyi kuvvetlendirir. Bağırsakları yumuşatır ve kabızlığı giderir. Enerji verir. Karaciğer ve baş ağrısını giderir. Yüksek tansiyonu düşürür. Zeytinyağı kalp ve damar sağlığı için çok faydalıdır. Damarları açar. Karaciğerin düzenli çalışmasına yardım eder. Sarılığa iyi gelir. Bağırsak solucanlarını düşürür. Böbreklerde kum ve taş oluşumunu engeller. Kan şekerini düşürdüğü için şeker hastalarına faydalıdır. Cinsel gücü arttırır. Zeytinyağı tok tutar. Hücrelerin yenilenmesini sağlar ve yaşlanmayı geciktirir. Cildi besler ve güzelleştirir. Hücreleri yenileyerek yaşlanmanın etkilerini geciktirir. Bebek ve çocuk gelişimini destekler. Beynin ve kemiklerin gelişip güçlenmesini sağlar. Zeytin, Zeytinyağı ve yaprağı nasıl kullanılır? Zeytinin meyvesi, zeytinin sıkılmasıyla elde edilen zeytinyağı dışında zeytin ağacının kurutulmuş yaprakları ve kabukları da kullanılır. Zeytinin yaprakları kaynatılarak elde edilen zeytin yaprağı çayı ile gargara yapılırsa diş ağrılarını hafifletir ve diş etlerini kuvvetlendirir. Zeytinyağı yemeklerden önce içilirse mide ülserine karşı korur. İdrar yollarını kayganlaştıran zeytinyağı lifli gıdalarla birlikte tüketilirse basur şikâyetlerini azaltır. Cildi besler, güzelleştirir ve kırışıklıkları azaltır. Zeytinyağı ile gargara yapılırsa dişleri beyazlatır ve dişetlerini güçlendirir. Yanık ve deri hastalıkları ile rahim iltihaplarına sürülürse faydası görülür. ... Devamı